Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1930 K.2025/622
7. Hukuk Dairesi 2024/1930 E. , 2025/622 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/573 E., 2024/379 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ...Mahallesi 146 ada 15 parsel sayılı taşınmaz üzerinde müvekkillerine ait evin bulunduğunun, davalıların müvekkillere ait evin önünde bulunan 146 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar üzerine İmar Kanunu'na aykırı olacak şekilde inşaata başlattığını İmar Kanunu'nun kapsam başlığını taşıyan 2. maddesinde belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıların bu kanun hükümlerine tabi olduğunu, cephe hattı başlığını taşıyan 12. maddesinde ise imar planlarında gösterilen cephe hattından önce bina yapılamayacağının belirtildiğini, davalılar tarafından yapılan terminal inşaatının imar planında yeşil alan olarak belirtilen yere yapıldığını, davalıların ruhsat almadan ve taşınmazların imar planında herhangi bir tadilat yapmadan bu inşaata başlamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davacı taşınmazına müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan çalışmaların ... Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütüldüğünü, ... Belediyesi ile bir ilgisinin bulunmadığını, yapılan işin kamuya yararlı bir faaliyet olduğunu, müvekkili belediyeye karşı husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili tcevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların içeriğinin müdahalenin men'i davasının niteliği ile ilgisinin bulunmadığını, dava konusu iddiaların iptal davasına konu edilebileceğini ve davanın idari yargıda görülebileceğini, dava konusu inşaatın mülkiyetinin ... Belediyesine ait olduğunu, daha önce hizmet veren terminal binasının ... Belediyesi tarafından yıkılarak yeni terminal binası yapılmak üzere Büyükşehir Belediyesine teslim edildiğini, davacının taşınmazına haksız bir müdahalede bulunulmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ve 2020/55 Esas, 2020/193 Karar sayılı kararı ile; "...dava konusu inşaatın davacılar taşınmazına müdahalesinin bulunmadığı, komşuluk hukuku ilkeleri dahilinde, hoşgörü ve tahammül sınırlarını aşacak ve davacının görsel veya taşınmazını kullanmasını engelleyecek şekilde bir zararın da mevcut olmadığı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2024 tarihli ve 2021/573 Esas, 2024/379 Karar sayılı kararı ile "...davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesindeki nedenlere dayanarak;
a.Mahkemece somut uyuşmazlığın davanın açıldığı tarihteki hukuk kuralları ve olaylar esas alınarak çözümlemesi gerektiğini,
b.Keşif tarihindeki verilerin esas alınması ile imar planı tadilatlarına yönelik idari yargıda açılan iptal davaları dikkate almadan rapor düzenlemesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini,
c.Davalılar tarafından hukuka aykırı haksız fiillerini hukuka uydurmak için dava tarihinden sonra davalılardan nazım imar planında tadilat yapıldığını, bu tadilatın iptali istemiyle açtıkları davada tadilat işleminin iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini,
d.Bilirkişi raporunda komşuluk hukuku yönünden, emsal kararlara dayalı bir inceleme yapılmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir.
1.Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerekir. Nitekim bu husus, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde düzenlenen ve hakimin tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremeyeceğine ilişkin hukuki dinlenilme hakkının bir gereğidir.
2. Öte yandan Türk Borçlar Kanununun 513. maddesine göre ölüm ile aksi sözleşmeyle kararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet sona erer. Şu kadar ki vekaletin sona ermesi müvekkilin menfaatlerini tehlikeye koymakta ise; vekil müvekkilinin veya mirasçılarının ya da temsilcisinin bizzat işlerini görebilecek hale gelinceye kadar işi görmeyi sürdürmekle yükümlüdür.
3. Somut olayda; UYAP siteminde yer alan nüfus kaydına göre davacı ...'nin 15.09.2022 tarihinde temyize konu karardan önce öldüğü, vekalet ilişkisinin ölüm nedeniyle sona erdiği gözetilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
4. Hal böyle olunca; mahkemece; davacı ...'nin tespit edilecek mirasçılarının davada yer almalarının sağlanması ve daha sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın yargılama yürütülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (V.B.1-5) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.