Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1546 K.2025/620
7. Hukuk Dairesi 2024/1546 E. , 2025/620 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3638 E., 2023/1905 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/207 E., 2022/331 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dâhili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı .... ve diğer davalı ....'nin yetkilisi ile dava konusu A Blok 98 numaralı bağımsız bölümün satın alınması için 15.11.2011 tarihli sözleşmenin imzalandığını, müvekkilinin bağımsız bölümün satış bedelinin tamamını ödemesi üzerine bağımsız bölümün fiili olarak müvekkiline teslim edildiğini ancak davalılar tarafından dava konusu bağımsız bölümün tapusunun müvekkili adına devrinin gerçekleştirilmediğini belirterek, dava konusu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil Şirketin davacı ile sözleşme anlamında bir ilişkisinin bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen satışa ilişkin tüm bedellerin diğer davalı yükleniciye yapılmış olduğunu, bu nedenle açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin taşınmazdaki hissenin davacı adına devredilmesini kabul ettiğini belirtmiştir.
2.... İnşaat A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde belirtilenin aksine taşınmazın tüm bedelini ödemediğini, müvekkil Şirkete TMSF'nin kayyım olarak atanmasına karar verildiğini, TMSF tarafından atanan yönetim kurulunun dava konusu olan ve henüz tamamlanmamış olan inşaat projesini bitirerek teslimleri yapmak için gerekli girişimlerde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2022 tarihli ve 2021/207 Esas, 2022/331 Karar sayılı kararı ile "...yargılama aşamasında davalı ...... ile davacı arasında imzalanan 03.07.2019 tarihli ibraname ve sulh protokolü gereği, bu davalının dava konusu taşınmazdaki hissesini davacıya temlik ettiği, ayrıca davacının yargılama aşamasında dava konusu taşınmazın takyidatlardan ari şekilde müvekkili adına tescil isteminde bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 50. maddesi gereği davacı tarafından takyidat alacaklılarına karşı usulünce açılmış bir davanın bulunmadığı, davacı tarafından 17.02.2020 tarihli talep dilekçesi ile dava konusu 98 numaralı bağımsız bölüm ile ilgili takyidat alacaklılarının davaya dahil edilmesi talep edilmişse de zorunlu dava arkadaşlığı dışında, davaya dahili dava yolu ile taraf ithalinin mümkün olmadığı, bu şekilde davaya dahil edilmesi istenenler hakkında hüküm kurulması da mümkün bulunmadığı gerekçesiyle "...davanın kısmen kabulü ile;
1.... ili, ... ilçesi,1280 ada, 30 parselde kayıtlı A Blok, 98 numaralı bağımsız bölümün tapuda davalı ...... adına kayıtlı 37/50 hissesinin iptali ile kayıtlı takyidatlar ... kalmak kaydıyla davacı adına tapuda kayıt ve tesciline,
2.... İnşaat A.Ş yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
3.Takyidat alacaklılarına yönelik usulüne uygun bir talep bulunmadığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 21.176,10 TL harcın davalı ......'nden alınarak hazineye gelir kaydına,
5.Davacı yararına takdir olunan 30.150,00 TL vekalet ücretinin davalı ......'nden alınarak davacı tarafa ödenmesine,
6.Davacı tarafından sarf olunan 3.961,70 TL yargılama giderinin davalı ......'nden alınarak davacı tarafa ödenmesine. .." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile bir kısım dâhili davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2022/3638 Esas, 2023/1905 Karar sayılı kararı ile "...davacı vekilinin 22.06.2023 tarihli e-imzalı davadan feragat konulu dilekçesi ile davadan feragat ettiği...davalı ... A. Ş. vekilinin ise 22.06.2023 tarihli e-imzalı dilekçesi ile davacının feragat talebine istinaden herhangi bir yargılama gideri ve/veya vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirdiği..." gerekçesiyle;
"1-Davacı vekilinin usul ve yasaya uygun şekilde davadan feragat etmesi nedeniyle, Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesi'nin 20.06.2022 tarih ve 2021/207 Esas 2022/331 Karar sayılı kararının kaldırılmasına
-Davacının davasının feragat nedeniyle reddine,
-Davacı tüketici olup harçtan bağışık olduğundan karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
-Davalı ...... vekilinin tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı vekillerinin açık talebi doğrultusunda üzerlerinde bırakılmasına,
-Davalı ... A. Ş vekilinin açık talebi doğrultusunda kendisini vekille temsil ettiren davalı ... A. Ş lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-Kendisini vekil ile temsil ettirilen davalı ve dahili davalılar yönünden (... İnşaat A.Ş. ışındaki) AAÜT uyarınca 4.600,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara ayrı ayrı verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
2-Davacı davadan feragat ettiğinden ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğinden dairemiz kararının niteliği gereği hukuki yarar ortadan kalktığından davacının, dahili davalı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
ile dahili davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına,
3-Davacı tüketici olup harçtan bağışık olduğundan yatırılan istinaf maktu karar hacının talep halinde iadesine..." karar verilmiştir.
2.Tavzih Kararı:
a.Davacı vekili 07.08.2023 tarihli dilekçesi ile; davalı ...... ve ... İnşaat A.Ş'nin karşı vekâlet ücreti talepleri olmadığı, diğer fer'i müdahillerin de davada taraf olamayacağının belirtilmesi ile birlikte 28 fer'i müdahilin de kararı istinaf etmediği gözetilerek müvekkil aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini, bu talebin kabul görmemesi hâlinde ise dâhili davalılar lehine ayrı ayrı değil tek vekâlet ücretine hükmedilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 437, 305, 305/A maddeleri hükümleri uyarınca kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
b.Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli tavzih kararı ile "...HMK'nın 304. maddesinde hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların Mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceğinin, 6100 sayılı Kanun'un 305. maddesinde de hükmün tavzihinin düzenlendiği... daire hükmünde vekalet ücreti yönünden hesap hatasının yapıldığı..." gerekçesi ile;
"1-Davacı vekilinin tavzih talebinin kabulüne,
2-Dairenin 13.07.2023 günlü 2022/3638 Esas 2023/1905 Karar sayılı kararının hüküm kısmının 1.bendinin 6.paragrafının çıkartılarak yerine; Kendisini vekil ile temsil ettirilen davalı ve dahili davalılar yönünden (... İnşaat A.Ş. dışındaki) AAÜT uyarınca 4.600,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, şeklinde hükmün tavzihine
3-Kararın taraflara tebliğine..." karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV.1-2) numaralı bentte belirtilen 13.07.2023 tarihli kararı ile 15.10.2023 tarihli tavzih kararına karşı süresi içinde dâhili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dâhili davalı ... vekili temyiz dilekçelerinde özetle;
1.Davanın müvekkili adına yargılama süresince vekil sıfatıyla takip edildiğini,
2.Feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğinden, müvekkili lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,
3.Vekâlet ücreti konusunda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/son maddesi gerekçe gösterilmiş ise de bu değerlendirmenin hatalı olduğunu,
4.Davacının tavzih talebinin kabul edilmesinin hukuka ve 6100 sayılı Kanun'un 304. maddesinde yer alan ilkelere aykırı olduğunu belirterek kararların bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yükleniciden haricen satın alınan bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi ile 369/1 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.6100 sayılı sayılı Kanun'un 312/1 hükmü:
“Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.”
AAÜT'nin 6. maddesi:
“Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.”
AAÜT'nin 7. maddesinin 2. fıkrası:
"Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur."
3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre dâhili davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4.Dâhili davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı Kanun'un "hükmün tashihi" başlıklı 304. maddesine göre; "hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir."
Aynı Kanun'un "hükmün tavzihi" başlıklı 305. madde hükmü gereğince; "hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez".
Kanun'un 305/A maddesinde ise "taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir.Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." hükmüne yer verilmiştir.
5. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince verilen 13.07.2023 tarihli kararla "Kendisini vekil ile temsil ettirilen davalı ve dahili davalılar yönünden (... İnşaat A.Ş. dışındaki) AAÜT uyarınca 4.600,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara ayrı ayrı verilmesine" hükmedildiği, 15.10.2023 tarihli tavzih kararı ile hüküm fıkrasında dâhili davalılar lehine "ayrı ayrı takdir edilen 4.600,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine..." şeklinde tavzih edildiği anlaşılmıştır.
Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tashih ya da tavzih yolu ile genişletilip değiştirilemeyeceğinden, hüküm altına alınan vekâlet ücretinin 6100 sayılı Kanun'un 305. maddesine dayalı olarak “hükmün tavzihi" yoluyla düzeltilmesi doğru görülmemiş, tavzih kararının bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (V.B.1,2,3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle dâhili davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Yukarıda (V.B.4,5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle dâhili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen 15.10.2023 tarihli TAVZİH KARARININ BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.