Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1913 K.2025/639

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1913 📋 K. 2025/639 📅 10.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/1913 E.  ,  2025/639 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/667 E., 2024/783 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/276 E., 2023/673 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tokat ili, ... Mahallesi 2048 ada 3 parselde kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, davalının dava konusu taşınmazı satın alındığı 04.03.2014 tarihinden beri işgal ettiği, davalıya daha önce konutu tahliye etmesi ve işgal tazminatı ödemesi için 31.10.2016 tarihinde ihbarname çektiği, ancak davalının konutu tahliye etmediği gibi aleyhine dava açtığı, tapu iptali ve tescil davasının reddedildiği, söz konusu kararın istinaftan geçtiği ve dosyanın Yargıtayda olduğunu, davalıya şifahi olarak tekrardan ihtarname çekildiği ancak davalının halen işgale devam ettiğinden işbu davayı açma zaruriyeti doğduğunu ileri sürerek el atmanın önlenmesi, tahliye ve ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin davalı tarafından ödendiğini, davacının taşınmazı hile ve ölünceye kadar davalıya bakacağı yönünde kandırarak aldığını belirterek açılan haksız davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkin olup, mülkiyet hakkı kanun ile korunan üstün bir hak olup ancak açık bir yasa hükmü ile sınırlandırılabilmesi mümkündür. Harici satışlarda 4721 s. TMK' nın 994. maddesi hükmü uyarınca harici satış bedelinden kaynaklanan hapis hakkı niteliğinde kişisel hak bahşeder. Şu da ifade edilmelidir ki, 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında "Haricen yapılan taşınmaz mal satışından dönüldüğünde verdiği bedel kendisine geri verilmeyen taraf, parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir." denilmek suretiyle benimsenen kural gereğince haricen satın alanın fuzuli şagil olmadığı gözetilerek ecrimisille sorumlu tutulamayacağı öngörülmüştür. Somut olayda; Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen dosya ile davacı ...'ın davalı ...'a dava konusu ev nedeniyle bakiye 60.000,00 TL borcunun bulunduğu tespit edildiği, belirlenen miktarın davacı tarafından davalıya dava tarihinden önce ödendiğine dair delil sunulmadığı anlaşılmakla, bu bedel ödenene kadar davalıdan ecrimisil talep olunamayacağı ve evin satış bedeli ödenene kadar davalının evde hapis hakkı olduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı asil temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davacı ile dava konusu taşınmazda ölene kadar oturması hususunda anlaştıklarını, davacının bu hususu Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/401 Esas sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesiyle doğruladığını, davacının davalının taşınmazda oturmasına muvafakati olduğunu, kendisinin fuzuli şagil olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı asil tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.