Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/692 K.2025/429
7. Hukuk Dairesi 2024/692 E. , 2025/429 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2707 E., 2023/1932 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/156 E., 2023/393 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Alanya ilçesi, ... Mahallesi, 783 parselde bulunan taşınmazın maliki olduğunu, davalı firmanın ise davacının yan komşusu olmakla birlikte Alanya ilçesi, ... Mahallesi, 395 ada 1 parselin maliki olduğunu, davacının, iyiniyetle yıllar evvel yaptırdığı binanın davalı taşınmazına taşan 82,5 m² alanlı kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bu kısmın teknik imkanlar elvermesi durumunda davacıya ait Alanya ilçesi, ... Mahallesi 783 parseldeki taşınmaz ile tevhidine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu 395 ada 1 parsel sayılı taşınmaz kadastro çapına bağlı olduğundan, çapa bağlı taşınmazda davacının iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğini, davacıya ait binaların ruhsatsız olduğunu, kaçak yapı niteliğinde bulunduğunu, objektif koşul olan bina değerinin arsa değerinden fazla olması koşulu da gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çapa bağlı taşınmaza taşkın inşaat yapan kişinin iyi niyetli olarak kabul edilemeyeceği, iyi niyet koşullarının gerçekleşmediği hallerde diğer koşulların araştırmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davacı tarafça ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Mahkemece eksik araştırma ile karar verildiğini, tüm delillerin toplanmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, keşfin yokluklarında yapıldığını, davadan evvel yapılan imar uygulamasının kesinleşmesinin beklenilmediğini, ıslah dilekçesinde ileri sürülen delillerin toplanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, temliken tescil istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Asliye Mahkemeleri, Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri olarak ikiye ayrılır. Asliye Ticaret Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giren ticari davaların çözümlendiği mahkemelerdir. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine giren işler dışında kalan tüm uyuşmazlıklar Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenir.
3. Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 2. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı ve şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
4. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi yani hangi davaların ticari dava olduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde sayılmıştır. Bu kapsamda; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın öngörülen belli bazı hususlardan doğan hukuk davaları da ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olarak belirlenmiştir.
5. Eldeki davada, davacı temliken tescil talebinde bulunmaktadır. Uyuşmazlık, tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmadığı gibi 6102 sayılı Kanun'da sayılan ticari dava türlerinden de değildir. Uyuşmazlık 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 724 ve 725. maddelerine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir. Dolayısıyla, davacının tüzel kişilik olarak mal varlığına ilişkin bir dava olup, uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesidir. Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır. Bu nedenle görevsiz mahkemede yargılama yapılarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Hem davacı, hem de davalı anonim şirket olup, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre tacirdirler. Bu konuda her hangi bir tereddüt de yoktur. Türk Ticaret Kanunu'nun 19/1-2. maddesi: "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.
Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanun'da aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır." hükmünü içermektedir. Yine aynı Yasa'nın 5/1. maddesi. "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." şeklindedir.
Belirtilen bu maddeler somut uyuşmazlığa uygulandığında; davacı şirket vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Alanya, ... Mahallesi 783 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu, davalı şirketin ise 395 ada 1 No.lu parselin maliki olduğu, müvekkili şirketin, maliki olduğu taşınmaz üzerine 32 yıl evvel dört katlı turistik tesis inşa ettiği, bu yapının 82,52 m² kısmının davalıya firmaya ait 395 ada 1 No.lu parsele taştığını davalının Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesine 2017/16 Esas numarası ile açtığı dava ile haberdar olduğundan bahisle, taşan kısmın tapusunu iptali ile müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilince sunulan bu bu dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı gibi, talep tacir olan şirketin ticari işletmesi ile ilgilidir ve Türk Ticaret Kanununa göre ticari bir iştir. O halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi gereğince ticaret mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekir.
Uyuşmazlığın görüldüğü Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, ticaret mahkemesi sıfatı ile davayı görüp sonuçlandırmıştır. Bu durumda temyiz incelemesine konu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 28.12.2023 tarihli ve 2023/2707 Esas, 2023/1932 Karar sayılı kararının esastan incelenerek karar verilmesi gerekirken, kararın kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının görev yönünden bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.