Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1900 K.2025/412
7. Hukuk Dairesi 2024/1900 E. , 2025/412 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/54 E., 2023/1141 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/888 E., 2022/390 K.
Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun miktar itibariyle usulden reddine karar verilmiş, davacı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2023 tarihli ek kararı ile dilekçenin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2023 tarihli ek kararı davacılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu 16922 parsel sayılı taşınmazda 157/600 pay ile malik olduğunu, taşınmazın 2/15 payının 2.500,00 TL bedel ile davalı ...’ye, 481/1200 payının da yine 2.500,00 TL bedel ile davalı ...’ya satıldığını öğrendiğini, davalılar veya satıcı tarafından kendisine bir bildirimde bulunulmadığını, ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile satış bedeli karşılığında kendi adına tescilini talep etmiştir.
2.Davacı ... vekili birleştirilen davanın dava dilekçesinde; müvekkilinin 16922 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, taşınmazın 2/15 payının 2.500,00 TL bedel ile davalı ...’ye, 481/1200 payının da yine 2.500,00 TL bedel ile davalı ...’ya satıldığını öğrendiğini, davalılar veya satıcı tarafından müvekkiline bir bildirimde bulunulmadığını, ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile satış bedeli karşılığında müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili ile davalı ... ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde, dava konusu parselin imar uygulaması sonucu oluştuğunu, evveli olan 5397 parselde davalıların paydaş malik olduklarını, imar uygulamasının iptali için dava açılmış olup iptal hâlinde yine paydaş olacaklarını, taşınmaz üzerinde fiili taksim bulunduğunu, paydaşlar arasında ön alım hakkı bulunmadığını, ayrıca ön alım hakkı bulunsa dâhi taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazda fiili taksim bulunduğu ve ön alım hakkını ileri sürmenin dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle, asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, iptal ve tescili talep edilen payların 2.500,00 TL bedel ile toplam 5.000,00 TL dava değeri gösterilerek harcının yatırıldığı, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan HMK'nın 341/2 hükmü uyarınca kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL'nin altında kaldığından Mahkeme kararının miktar itibari ile kesin olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı ... vekilinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2023 tarihli ek kararı ile dilekçenin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili, davanın 2014 yılında açıldığını, bu tarih itibarıyla kesinlik sınırı içinde olmadığını, yıllar içinde enflasyonun artması ile kesinlik sınırının artmasının davacı aleyhine bir durum yaratmaması gerektiğini, taşınmazın dava tarihi itibarıyla değerinin keşif ile belirlendiğini, taşınmazın değeri itibarıyla da kesinlik sınırı içinde olmadığını, istinaf incelemesi yapılması gerekirken istinaf talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Miktar veya değeri istinaf kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca istinaf edilemez. İstinafa konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 352/1-c hükmü uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Usule ilişkin olan bu karara ilişkin temyiz kanun yoluna başvurulabilir.
Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun miktar itibarıyla usulden reddine ilişkin 23.11.2023 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararı, usul ve yasaya uygun olduğundan hükmün onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2023 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,
2.Temyiz olunan 23.11.2023 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.