Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1877 K.2025/407

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1877 📋 K. 2025/407 📅 03.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/1877 E.  ,  2025/407 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2881 E., 2024/611 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/767 E. 2022/498 K.
Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... ilçesi, ... Mahallesi, 737 ada 1 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin boş olduğu, taşınmaza ilişkin olarak ... 1. Sulh hukuk Mahkemesinin 08.11.2007 tarih ve 2000/382 Esas, 2000/689 Karar sayılı dosyasında İstanbul Deftardarının kayyım olarak tayin edildiğini, yine ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.04.2009 tarihli ek kararı kayyıma taşınmaz hakkındaki her türlü iş ve işlemlerle ilgili yetki verildiğini, dava konusu taşınmazın ... Belediye Başkanlığınca kullanıldığını ve müvekkil tarafından çıkarılan ecrimisil tebligatına rağmen ecrimisilin ödenmediğini ileri sürerek 01.01.2015 ile 30.06.2020 tarihleri arasında her dönem için dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 499.368,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 28.09.2015 tarihinden önceki ecrimisil taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazda bir işgalinin bulunmadığını, davanın kamu zararına yol açacağını, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, davacı taarfından talep edilen ecrimisil miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın malik hanesinin boş olduğu ve taşınmazın tamamı için davacının kayyım olarak atandığını, alınan bilirkişi raporuna göre 01.08.2015 ile 30.06.2020 tarihleri arasında talep edilebilecek ecrimisil miktarının ise 639.194,00 TL olduğu, davacı tarafından bilirkişi raporunda belirlenen bu miktar üzerinden talebin ıslah edildiği, ancak davalı tarafça süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu, bu nedenle davacının davasının dava tarihi olan 30.06.2020 tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıl öncesine kadar ecrimisil talep edebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 28.09.2015 ile 30.06.2020 dönemleri için hesaplanan 571.109,00 TL ecrimisil bedelinin her dönem sonu için tahakkuk edecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu taşınmazdaki işgalinin haklı bir sebebe dayanmadığı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamu hizmetinin kullanımında olması nedeniyle ecrimisil tahakkuk ettirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 2886 yasa kapsamında Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerler hakkında kamu idarelerinden ecrimisil alınamayacağını, işgale konu yerin ise park ve yeşil alan olduğu, davacının taşınmazda fuzuli işgalinin bulunmadığını, hesaplanan ecrimisil bedelinin yasal kriterlere uygun olmadığını, davacının davasını ispat etmeden hüküm kurulduğunu, hesaplanan ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi