Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2264 K.2025/441

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2264 📋 K. 2025/441 📅 03.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2264 E.  ,  2025/441 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/571 E., 2024/425 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sapanca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/251 E., 2023/3 K.
Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların muris ...'in kardeşleri olduğunu, davacılara, 11.05.2014 tarihinde ölen murisin borçlu olduğu Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2014/47 Esas sayılı dosyası ve birleştirilen 2014/235 E. - 2014/4752 E. - 2014/524 E. - 2014/6355 Esas sayılı icra dosyalarından borç muhtırası tebliğ edildiğini, yapılan bu tebligat ile kardeşleri olan muris ...’den miras intikal ettiğini öğrendiklerini, bir kısım alacaklının Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/235 Esas ve 2019/424 Karar sayılı dava dosyası ile mirasçılık belgesi edinmiş olduğunu, davacıların yaptıkları araştırmayla murisin terekesinin borca batık olduğunu anladıklarını, davacılar için TMK 609 vd. maddeleri gereğince, yasal süresi içinde muristen intikal eden mirasının kayıtsız ve şartsız reddedilmesi için dava açmak mecburiyetinin hasıl olduğunu belirterek davacıların muris ...'in mirasını reddettiğinin tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin 11.05.2014 tarihinde vefat ettiğini, Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2014/7398 sayılı icra dosyasında murisin borçlu olarak bulunduğunu, muris tarafından borcun ödenmemiş olduğunu, davacı mirasçılar aleyhine herhangi bir icra takibi başlatılmadığını, murisin ölüm tarihiyle mirası reddetmek için açılan dava tarihleri kıyaslandığında davacıların iyi niyetli olmadıklarını, davacıların 3 aylık süreçte mirası reddetmek yerine ancak haklarında başlatılan icra takipleri kesinleştikten sonra bu davayı açmalarının TMK'da yer alan iyi niyet ilkesine aykırı olduğunu, sonuç olarak haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ilaç alım satımı nedeniyle müvekkil şirket dışında başka şirketlere de borcu bulunan muris ...’in gerek müvekkil şirkete gerekse diğer alacaklılar tarafından icra takipleri başlatılmadan evvel adına kayıtlı taşınmazların hemen hemen tamamını üçüncü kişilere ve özellikle işbu davada mirasın hükmen reddini talep eden davacılardan olan kardeşi ...’e devrettiğini, bu devir işlemlerinin alacaklarda mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirildiğinin açık olduğunu, ... hakkında tasarrufun iptali davası açılmış olup dava dosyasının halen derdest olduğunu, karşı tarafın iyi niyetli olmadığını ve tüm davacıların murisin kardeşleri olduğunu, birinci zümre mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini, davacılar tarafından açılan bu davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı Kızılay Ecza Deposu vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların mağdur ve iyi niyetli olduğu iddialarının doğru olmadığını, davacı ...'in alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak muris borçludan taşınmazları devraldığını, aynı şekilde tüm diğer davacı kardeşleri de alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla borçlu ile muvazaalı devir işlemleri yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “...talep edenler, murisin ikinci zümre mirasçıları olup, mirası ret hakkı miras kendilerine geçmediğinden bulunmadığı...” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...miras bırakan ...'in yasal mirasçıları olan eşi ..., kızı ... ve kızı ... tarafından Sapanca SHM'nin 2014/141-191 E-K. sayılı dosyasında açılan davanın kabulüne karar verildiği, böylelikle en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından miras reddedildiğinden TMK 612.maddesi uyarınca miras bırakan terekesinin iflas hükümlerine göre tasfiyeye tâbi olacağı, davacıların, miras bırakanın kardeşleri olarak en yakın yasal mirasçı kapsamında olmadığı ve mirası reddetme yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında isabetsizlik görülmediği..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 327. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dava açılmasına hangi tarafın sebep olduğu araştırılarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin sebep olana yüklenmesi gerektiğini belirterek kararın vekalet ücreti yönünden bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.