Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1912 K.2025/436
7. Hukuk Dairesi 2024/1912 E. , 2025/436 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1216 E., 2024/150 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/741 E., 2021/560 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi tarafından düzenlenen önceki vasiyetnamelerle kendisine vasiyet edilen malvarlığının, 16.08.2011 tarihli vasiyetname ile davalı vakfa vasiyet edildiğini, bu vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin ilerleyen yaşı nedeniyle ehliyetsiz olduğunu, vasiyetnamenin gerekli şekil şartlarını taşımadığını ve murisin iradesinin yanıltılması ile vasiyetnamenin düzenlendiğini ileri sürerek, vasiyetnamenin iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden reddi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, murisin fiil ehliyetinin yerinde olduğunu, vasiyetnamenin murisin gerçek iradesini yansıttığını, şekil şartlarına aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...vasiyetnamenin açılması dosyasında işbu dosyada iptali istenilen vasiyetin davacı adına 10.02.2015 tarihinde tebliğ edildiği, tebligatın bizzat davacı adına yapıldığı, bu tarihte vasiyetnameden haberdar olduğu...” gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dosya kapsamında bulunan vasiyetnamenin açılmasına ilişkin dosya suretlerine göre, vasiyetname sureti davacıya usulüne uygun tebliğ edildiğine, davacı dava konusu vasiyetnamenin varlığından ve içeriğinden az yukarıda anılan tarih itibarıyle haberdar olduğuna, bu tarihten davanın açıldığı tarihe kadar bir yıllık hak düşürücü süre geçtiğine göre, mahkemece davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davacının vasiyetnamenin açılması davasında ekinde vasiyetname olan tebligatı almadığını, bu tebligattaki imzanın davacıya ait olmadığını, tebligat ekinde vasiyetname olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu hususun araştırılması gerektiğini ama araştırılmadığını, tebligat usulsüz olduğundan davanın zamanaşımından reddedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.