Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1648 K.2025/126

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1648 📋 K. 2025/126 📅 09.01.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/1648 E.  ,  2025/126 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2521 E., 2024/430 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/195 E., 2022/185 K.
Taraflar arasındaki asıl davada mülkiyet hakkına dayalı men'i müdahale, birleştirilen davada inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalı, birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı, birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, Maltepe ilçesi, ... Mah., 7/1 pafta, 1544 ada 6 parselde kayıtlı, 4 No.lu bağımsız bölümü davacının satın aldığını, 27.11.2008 tarihinden beri kardeşi olan davalının bu taşınmazı haksız olarak işgal ettiğini belirterek müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.02.2008 tarihinde İstanbul ili, Maltepe ilçesi, ... Mah., Cumhuriyet Cad., No:12, ... Apt., 4 No.lu bağımsız bölümü ... adlı kişiden kiraladığını, taşınmazı 180.000,00 TL karşılığında 27.11.2008 tarihinde, borçları bulunması nedeniyle davalı abisi adına tapuda aldığını, müvekkilinin 27.11.2008 tarihinden bu yana taşınmazda malik sıfatıyla ikamet etmekte olduğunu, tüm bu nedenlerle muvazaaya dayanan tapu kaydının iptali ile taşınmazın müvekkili adına tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı asıl davaya karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.
2. Davalı vekili birleştirilen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, davacının maliki olduğu dava konusu taşınmaza haksız müdahalede bulunduğu, taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davacı ... ile davalı ... arasında yazılı herhangi bir sözleşme, kira kontratı, kullanma amacına yönelik bir anlaşma belgesine rastlanmadığı, taraflar arasındaki inançlı işleme dair dosya kapsamında yazılı bir delil bulunmadığı, davacı tarafça yemin deliline de dayanılmadığı anlaşıldığından asıl davanın kabulüne; dava konusu taşınmaza davalı ...'in el atmasının önlenmesine, ispatlanamayan birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-birleştirilen davada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; birleştirilen davanın yazılı delil olmaması sebebiyle reddedilmesinin doğru olmadığını, tarafların kardeş olduğunu, iş ve işlemlerinin tanık delili ile ispatının mümkün olduğunu, tanık beyanları ile taşınmazın bedelinin davalı tarafından verildiğinin belirtildiğini, tanık ... Figen'in yetersiz gerekçe ile dinlenilmesinden vazgeçilmesinin doğru olmadığını, abonelik sözleşmeleri getirilmeden sonuca ulaşıldığını, asıl davanın da reddinin gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından, davalı-birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde mevcut sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, asıl davada mülkiyet hakkına dayalı men'i müdahale, birleştirilen davada inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir"
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.