Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1408 K.2025/141

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1408 📋 K. 2025/141 📅 09.01.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/1408 E.  ,  2025/141 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3049 E., 2023/3033 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/164 E., 2023/228 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın davacının annesi, davalının ise babası olduğunu, murisin davalıya İstanbul Anadolu 8. Aile Mahkemesinin 2018/318 Esas sayılı dosyası ile açtığı boşanma davasında boşanma kararı verildiğini, ancak kararın istinaf mahkemesince kaldırıldığını, yeniden yapılan yargılamada yine boşanmaya karar verilmişse de, annesinin 20.02.2019 tarihinde, henüz boşanma kararı kesinleşmeden önce öldüğünü, bu nedenle evlilik birliğinin ölümle son bulduğunu, davacının boşanma davasına mirasçının kusurunun tespiti için devam ettiğini, davalının kusurlu olduğunu, TMK’nın 181 inci maddesine göre davalı babasının mirasçı olamayacağını ileri sürerek, davalının murisin mirasçılığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı asil cevap dilekçesinde; kendisinin şimdiye kadar tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı kızıyla sosyal münasebet kurmak için Mahkemeye müracaat ettiğini, ancak sürekli annesi tarafından engellendiğini, annesi tarafından okuluna dahi talimat verilerek münasebetlerine izin verilmediğini, buna rağmen kızının durumunu e-okul ve sosyal medyadan takip ettiğini, mirastan ıskatın muris tarafından yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli kararı ile davanın kabulü ile muris ...'ın mirasından davalının TMK'nın 181/2 nci maddesi yollaması ile TMK'nın 510/2 nci maddesi gereğince çıkarılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2015/21224 Esas, 2016/12407 Karar sayılı kararında, 6217 sayılı Kanun'un 19. uncu maddesiyle Türk Medeni Kanunu'nun 181 inci maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek, “Boşanma davası devam ederken, ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.” hükmü gereğince boşanma davasının devamı sırasında ölen tarafın mirasçılarından birinin davaya devam ederek, karşı tarafın evlilikte boşanmaya neden olan olaylarda kusurunu ispatlaması halinde, ilk fıkra hükmü gereği boşanan eş gibi miras hakkını kaybedeceğinin vurgulandığını,
b. Mirasçılık belgesi talebiyle açılacak davada, davalı nüfus kayıtlarında eski eş olarak görünmeyeceğinden davalının mirasçılık hakkı olmadığının tespitinin istenilmesi gerektiğini, aksi takdirde mahkemeler tarafından mirasçılık belgesi verilirken nüfus kayıtlarına göre değerlendirme yapılacağından davacının mağduriyet yaşayacağını,
d. Yapılan tespite ilişkin verilen İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddedilmesinin doğru olmadığını, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, mirasçılıktan çıkarma istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.