Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/62 K.2025/69

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/62 📋 K. 2025/69 📅 07.01.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/62 E.  ,  2025/69 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3187 E., 2023/3314 K.
KARAR : Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/62 E., 2023/178 K.
Taraflar arasındaki mirasta denkleştirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; tarafların murisi ...'ın 24.03.2021 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatından önce adına kayıtlı bulunan 1270 ada 157 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 hissesini davalıya 20.04.1998 tarihinde devrettiğini, muris tarafından yapılan bu devrin davalının miras payına mahsuben yapılan bir işlem olduğundan işlemin denkleştirmeye tabi olduğunu belirterek terekeye iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; denkleştirme davasının mirasın paylaşılması aşamasının sonuna kadar açılabileceğini, ancak mirasın mirasçılar tarafından paylaşıldığını ve paylaşma aşamasının sona erdiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, bağışlama senedinde söz konusu işlemin "kayıtsız ve şartsız" olarak yapıldığının açıkça belirtildiğini, murisin burada miras payına mahsup edilmemek üzere söz konusu taşınmaz hakkındaki bağışlama iradesini son derece açık bir şekilde belirttiğini, davacıların saklı paylarının da zedelenmediğini belirterek davanın reddini istemiş, mahkemece taşınmazın iadesine karar verildiği takdirde "nakden iade" olarak gerçekleştirmek istediklerini ve bu bedelden muris için yapılan harcamaların mahsup edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 1270 ada 157 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 hissenin muris ... tarafından oğlu davalıya 20.04.1998 tarihli ve 845 yevmiye numaralı işlem ile kayıtsız ve şartsız olarak bağışlandığı, resmi belgede taşınmazın kayıtsız ve şartsız olarak bağışlandığı belirtilerek yapılan bağışın terekeye iade edilmemesi yönünde muris tarafından açık bir irade ortaya konulduğu, dinlenen taraf tanıklarının beyanlarından yapılan tasarrufun muris tarafından terekeye iade edilmesi kastı ile yapıldığı hususunun ispatlanamadığı, tanıkların bu hususta bir bilgilerinin olmadığı, davalı tanığı ...'in beyanına göre murisin kendisine ''ben bu fındıklığı oğluma bağışladım, ben öldükten sonra diğer çocuklarım arasında paylaşılırsa hakkımı helal etmem'' diyerek yapmış olduğu bağıştaki amacının taşınmazın terekeye iadesi olmadığını açıkça ortaya koyduğu, aksinin davacı yanca ispatlanamadığı, davacılar vekiline dava dilekçesinde dayanmış oldukları yemin deliline başvurup başvurmayacakları 04.07.2023 tarihli celsede hatırlatıldığı, yemin deliline başvurmayacaklarını beyan ettikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Tapuda düzenlenen resmi senet kapsamında yazılı bulunan “kayıtsız ve şartsız” ibaresinin tüm bağış işlemlerinde yazılı bulunan matbu bir ibare olduğunu, mahkemenin kabulünün aksine resmi senette yazılı bu ibareden yapılan bağış işleminin miras hissesine mahsuben yapılmadığının anlaşılabilmesi veya böyle bir çıkarımda bulunulabilmesinin de hukuken mümkün olmadığını,
b. Mirasbırakanın altsoyuna karşılık almaksızın yapmış olduğu sağlararası kazandırmanın aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmediğinden kural olarak denkleştirmeye tabi olduğunu, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2009/9435 Esas, 2010/13492 Karar sayılı ilama göre ispat yükünün davalı tarafa ait olduğunu, bu tür kazandırmalar açısından mirasbırakanın hiçbir açıklama yapmamış olması durumunda miras payına mahsuben yapıldığı yönünde yasal karine olduğunu,
c. Mahkemece tanık beyanı doğrultusunda karar verilmiş ise de işlem tarihi itibarı ile murisi ve tarafları tanımayan tanığın beyanına itibar edilmesinin doğru olmadığını, tanığın beyanının dosya kapsamında dinlenen diğer tanıkların beyanlarının hiçbiri ile örtüşmüyor olduğu dikkate alındığında da bu tanığın beyanına itibar edilemeyeceğini, tanıkların keşif sırasında beyanda bulunması ve gösterimde bulunması istenmeksizin duruşmada beyanlarının alındığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasta denkleştirme istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.