Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1086 K.2025/73

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1086 📋 K. 2025/73 📅 07.01.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/1086 E.  ,  2025/73 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/359 E., 2024/32 K.
KARAR : Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/265 E., 2022/484 K.
Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, davacı vekilinin duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 190 ada 7 parsel sayılı taşınmazda davalının pay satın aldığını, ön alım hakkını kullanmasını engellemek için satışın 500.000,00 TL üzerinden yüksek gösterildiğini, satış bedeli ile tapu harcını yatırmaya hazır olduklarını ileri sürerek ön alım hakkına dayalı olarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; evveliyatında davacının 598 parsel sayılı taşınmazın, kendisinin paylarını satın aldığı kişilerin murisi ... Durmaz'ın ise 588 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, imar ve şüyulandırma sonucu bu iki taşınmazın 190 ada 7 parsel sayılı taşınmaz olarak paylı mülkiyet haline geldiğini, davacının kullandığı kısma ev yaptığını, davalının satın aldığı kısmın ise boş vaziyette olduğunu, fiili taksim bulunduğunu, satış bedelinde muvazaa olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fiili taksim ve bedelde muvazaa bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hem davacı hem de davalı tanık beyanlarına göre davacının kendi payına ev inşa edip kullandığı, davalıya pay satan kişilerin ise zeytinlik olarak fiili taksimi doğruladıkları, davalıya pay satan kişilerin kendi paylarındaki zeytinleri toplamaması, araziyi sürmemesi, gübrelememesi veya bina inşa etmemelerinin fiili taksimin mevcudiyetini ortadan kaldırmayacağı, somut olayda fiili taksim olgusunun gerçekleştiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Davalı tarafın taşınmazı iktisap ederken taşınmaz üzerinde yazılı veya eylemli bir taksim olmadığını ve ön alım hakkı için bütün şartların mevcut olduğunu, taşınmazın tamamının müvekkili tarafından kullanıldığını,
b. Taşınmaz imar uygulaması sonucu birleştirilerek oluştuğundan payını devreden eski paydaşların yerini dahi bilmedikleri parselde satış tarihine kadar herhangi bir kullanımlarının olmadığını, paydaşların rızalarına dayalı uzun süreli fiili kullanma biçiminin oluşmasının mümkün olamayacağını, taşınmazda ayırt edici bir sınırın da bulunmadığını,
c.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.02.2018 tarihli ve 2017-14-1761 Esas, 2018-407 Karar sayılı kararı ile yalnızca davacının kullandığı yerin belli olmasının fiili taksim olgusunun varlığı ve davanın reddi için yeterli olmadığı, davalıya pay satanların da kullandıkları yerin belli olmasının fiili taksim olgusunun gerçekleşmesinin şartı olduğunun belirtildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.