Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1081 K.2025/75
7. Hukuk Dairesi 2024/1081 E. , 2025/75 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/405 E., 2022/194 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkillerinin hissedar oldukları dava konusu taşınmaza davalının ambar, duvar ve ev yapmak suretiyle el attığını belirterek el atmanın önlenmesi ve kâl talep etmiş, davacılardan ... ve ... yargılama devam ederken davadan feragat etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacıların anılan taşınmazda tasarruf ve zilyetliklerinin bulunmadığını, bina ve arsanın tamamını dava dışı üçüncü şahıslar ... ve ...’dan harici olarak satış suretiyle temlik aldığını, 13.11.2015 tarihinde dava konusu taşınmazın bir kısım hissesini dava dışı üçüncü şahıstan satın almak suretiyle taşınmazda hissedar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2017/228 Esas 2019/110 Karar sayılı kararıyla dava tarihi itibariyle davalının çekişmeli taşınmazda pay sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, davalının 13.11.2015 tarihinde dava konusu taşınmazın hissedarlardan olan ... ’ndan hisse satın alarak paydaş olduğu, tanık beyanından anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmaz üzerine paydaş olmadan önce davalı tarafından inşaat yapımına başlandığı, davacılar tarafından davalı aleyhine Kırıkhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/106 Esas ve 2017/61 Karar sayılı ön alım davası açıldığı ve davanın kabul edilerek davalı adına kayıtlı hissenin iptaline karar verildiği, kararın 07.04.2017 tarihinde kesinleştiği, dava tarihinde taşınmazda paydaş olan davalı payının yargılama sırasında iptal edildiği, bu bağlamda dava tarihinden sonra davalının taşınmazda fuzuli işgalci konumuna düştüğü, davalı üçüncü kişi kabul edilerek davanın esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda, davalı dava konusu yerde işgalci konumunda bulunduğundan davanın kabulüne, davalının 86 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki vaki el atmasının önlenmesine, 15.07.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen B harfi ve sarı renk ile boyalı 110.09 metrekarelik ev ile D harfi ve yeşil renk ile boyalı 389,89 metrekarelik ambar ile raporda belirtilen A, B, C ve D harfi ile gösterilen ilgili yerlerin etrafını kaplayan duvarın kâl'ine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Dava konusu taşınmazın kadimden beri paydaşlar arasında yapılan taksime göre kullanıldığını, dava konusu yerin köylülerin kullanımına terk edilen yerde kaldığını,
b. Davacıların ve diğer paydaşların paylarına karşılık çekişmesiz olarak kullandıkları yer bulunması nedeniyle açılan davanın iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, hukuki yararın bulunmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.