Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/5004 K.2025/13

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5004 📋 K. 2025/13 📅 06.01.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/5004 E.  ,  2025/13 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2896 E., 2024/2488 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/87 E., 2024/410 K.
Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun miktar itibariyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar ..., ..., ... vekili ile ... dava dilekçesi ile davalının dava konusu 3021 ada 5 parsel numaralı taşınmazdan 11.300,00 TL bedel ile pay satın aldığını, ön alım hakkına dayalı olarak taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin taşınmazın geldisi olan 118 ada 10 parselin bir önceki maliki olup üçüncü kişi olmadığını, taşınmazların birleştirilmesi sonucunda davacıların paydaş durumuna geldiklerini, ayrıca satış bedelinin 330.000,00 TL olduğunu ve bu bedel üzerinden teminat yatırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazda fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..., ..., ... vekili ile ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava değeri olan 11.526,00 TL'nin karar tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL'nin altında kaldığı, kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar ..., ..., ... vekili ile ..., taşınmazın değerine itiraz etmiş olduklarını, mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Genel olarak, davanın değeri çoğu zaman davacının talep ettiği alacak veya tazminat miktarını gösterirken, yüksek miktarlı taleple açılan davalarda karşı tarafça davanın kabulü halinde, davacı lehine sonuç ortaya çıkar.
Bazı davalarda ise mahkemece belirlenen ve hüküm altına alınan dava değeri davacının değil davalının lehine olabilmektedir. Mesela, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davalarında, davanın kabulü halinde, belirlenen değer üzerinden davalı taraf harç ve vekalet ücreti ödemek zorunda ise de, ön alıma konu payın belirlenen bedelinin davalıya ödenmek üzere davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesi gerekmektedir.
Ön alım davalarında, kural olarak davaya konu payın resmi satış senedindeki değeri ön alım bedeli olmakla birlikte, davacı resmi senetteki satış bedelinin yüksek gösterildiğini belirterek davasını kendi belirlediği daha düşük bir bedel üzerinden harç yatırmak suretiyle açabilmektedir. Davalı taraf genellikle davanın reddini savunmakla birlikte, davanın mahkemece kabul edilmesi halinde ön alım bedelinin davacı tarafından düşük gösterildiğini belirterek, resmi satış sözleşmesindeki bedel üzerinden veya ileri sürdüğü daha fazla miktar üzerinden hüküm altına alınmasını talep etmektedir.
Bu tür davalarda hüküm altına alınan bedel aynı zamanda davanın da değerini gösterdiğinden, dava değeri davanın başında taraflar arasında ihtilaflıdır.
Bu sebeplerle, başlangıçta dava değerinin belirlenmesinde inisiyatif davacıda ise de, Kanun'un 26 ncı maddesinde düzenlenen “taleple bağlılık” ilkesi sadece davacının değil, davalının da taleplerinin nazara alınmasını emrettiğinden, kanun yoluna başvurulması halinde davacının talepleri yanında, davalının taleplerinin de mahkemece değerlendirmeye alınması gerekir. Aksi halde, davacının belirlediği değeri aşan davalı taleplerinin dikkate alınmaması, verilen kararın davalı tarafından kanun yoluna götürülmesi ve denetlenmesi engellenmiş olacaktır. Bu durum, davalının davada kendisini savunmasına ve adil yargılanmasına engel olacak nitelikte bulunduğundan, temyiz hakkının dava değerine veya hüküm altına alınan değerine göre belirlenmesi sırasında Kanunu'nun 341 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri ile 362 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca istinaf ve temyiz sınırı belirlenirken davalı tarafın ileri sürdüğü taleplerin de nazara alınması kanuna, hukuka ve hakkaniyete uygun bir değerlendirme olacaktır.
Somut olayda; davacı taraf dava konusu payın 11.300,00 TL bedelle davalıya satılmasına dair işleme karşı ön alım hakkına dayanan tapu iptali ve tescil talep etmiş, davalı taraf ise gerçek satış bedelinin 330.000,00 TL olduğunu belirtmiştir. Savunma yoluyla ileri sürülen değer karar tarihi itibariyle geçerli olan 28.250,00 TL istinaf kesinlik sınırının üzerinde kalacağından tarafların İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etme hakkı bulunmaktadır. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince esastan bir inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken usulden ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.