Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2390 K.2025/6706

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2390 📋 K. 2025/6706 📅 30.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/2390 E.  ,  2025/6706 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1878 E., 2024/134 K.
BİRLEŞEN DAVADA (2016/277 Esas)
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/276 E., 2022/10 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Çorum ili Mecitözü ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 09... parsel sayılı 11.041,15 metrekare yüzölçümlü ve 1 10... parsel sayılı 5.314,66 metrekare yüzölçümlü taşınmazlar, tarla vasfıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına, aynı yer 1 09... parsel sayılı 22.552.56 metrekare yüzölçümlü taşınmaz ise tarla vasfıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili asıl ve birleşen davalarda dava dilekçesinde; ... köyü 1 09... ve 2 nolu parseller ile 1 10... nolu parselin orman niteliğinde olduğunu ve imar-ihya edilmediği gibi davalılar taraf yararına iktisap koşullarının da gerçekleşmediğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tarla vasfında olduğunu, hem müvekkili ve hem de müvekkilin murisleri olan eski malikleri tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuş, birleşen davada-davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazın kendisine ait olup kültür arazisi olarak kullanıldığını, tespitin usul ve kanuna uygun yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... uzman bilirkişiler tarafından 1956, 1960, 19 90... tarihli hava fotoğrafları üzerinde yapılan uygulama ve araştırmada dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmazın tamamı ile orman sayılmayan arazi olduğu, 1990 yılı hava fotoğrafında çizgi şeklinde diğer taşınmazlarla aralarındaki sınırların belirgin şekilde görüldüğü, 1990 yılında taşınmazın imar ve ihyasının tamamen tamamlandığı, 19 60... yılları arasında da zirai faaliyetin yapılmaya başlanmış olduğu, 1 09... parsel ile 1 10... parsel numaralı taşınmazların ise 1956 tarihli hava fotoğrafına göre iki kısımdan oluştuğu, (A) harfi ile gösterilen bölümler üzerinde kapalılık oluşturmuş orman tespit edildiği, (B) harfi ile gösterilen kısımlar üzerinde kapalılık oluşturmayan ağaçların bulunduğu, buna göre de (A) harfi ile gösterilen kısımların orman sayılan yerlerden olduğu, (B) harfi ile gösterilen kısımların ise 1990 yılında imar ve ihyasının tamamen tamamlanmış ve daha öncesinde de yani 19 60... yılları arasında zirai faaliyetin yapılmaya başlanmış olduğu, 3402 sayılı Kanun uyarınca zilyetlikle mülkiyeti kazanım koşullarının davalılar lehine gerçekleştiği ..." gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, 1 09... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 1 10... ve 1 09... parsel numaralı taşınmazların kadastro tespitinin iptaline, 18.03.2019 havale tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen bölümlerin orman vasfıyla Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen bölümlerin ise tarla vasfıyla davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; karara karşı, davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; "... uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 1 09... ile 1 10... ve 1 09... parselin teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmiş olmasına, fotogrametri bilirkişinin 1956, 19 90... tarihli hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi sonucu; (B) harfi ile gösterilen bölümlerin 1990 tarihinden itibaren tarım arazisi olarak kullanıldığının bildirmesine, ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli (B) harfi ile gösterilen bölümler üzerinde uzun yıllardan beri tarımsal faaliyet yapılmış olduğunun belirtilmesine göre, davalılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşıldığı ..." gerekçesi ile davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.