Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3901 K.2025/6688
8. Hukuk Dairesi 2023/3901 E. , 2025/6688 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/265 E., 2023/723 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/489 E., 2020/286 K.
Taraflar arasındaki taşınmaz yüzölçümünün düzeltilmesine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, İzmir ili Merkez ilçesi ... - ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 75... parsel sayılı 11.320 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ... oğlu ölü ... adına tespit ve kesinleşerek 17.06.1946 tarihinde tapuya tescil edilmiş, 1950 yılında yapılan ifraz işlemi ile 1 75... ve 28 parsel sayılı taşınmazlara ayrılmış, aynı tarihte 1 75... parsel sayılı taşınmaz 1 75... parsel sayılı taşınmazla tevhit edilerek 14.104 metrekare yüzölçümlü 1 75... parsel sayılı taşınmaz oluşmuş olup, 1 75... parsel sayılı taşınmaz imar işlemi sonucu 5.443,72 metrekare yüzölçümü ve intikallerle ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı ve beyanlar hanesinde "taşınmazın 4928 metrekarelik kısmının 1 75... parsel sayılı taşınmaz ile mükerrer olduğu" şeklinde 05.09.2007 tarihinde konulan şerh bulunmaktadır. Aynı çalışma alanında bulunan 1 75... parsel sayılı taşınmaz yüzölçüm hanesi boş bırakılarak Hazine adına tespit ve kesinleşerek 17.06.1946 tarihinde tapuya tescil edilmiş, İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.09.2003 tarihli ve 2003/362 Esas, 2003/839 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile taşınmazın yüzölçümü 4.928 metrekare olarak tescil edilmiş ve 05.09.2007 tarihinde beyanlar hanesine "taşınmazın tamamının 1 75... parsel sayılı taşınmazla mükerrer olduğu" şerhi yazılmıştır.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 1 75... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında 5.443,72 metrekare olan yüzölçümünün, tapu kaydında yer alan "Bu parselin 4928 metrekarelik kısmı 1 75... parselle mükerrerdir." belirtmesine konu mükerrerliğin kaldırılmasını teminen 9.176 metrekare olarak düzeltilmesini ve tapuya bu miktarda tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dava konusu 1 75... parselin tapuda 5.443,72 metrekare olarak kayıtlı olduğu, 1 75... parselin de tapuda 4928 metrekare olarak kayıtlı olduğu, parsellerin 4928 metrekaresinin birbirine mükerrer olduğu, İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/444 E.-2001/1031 K. sayılı ilamı ile davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2002/4007 E.-2003/54 K. sayılı ilamı ile 29 parsel yönünden 10 yıl geçtikten sonra dava açıldığından ve kararın sonucu itibariyle doğru olduğundan onandığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...çekişmeli 13 parsel ve devamı olan 29 parsel ile 26 parseller arasında, ikinci kadastroya ilişkin düzenlemenin tespit tarihlerinde yürürlükte bulunmadığı, her iki taşınmazın aynı tarihte tespit edildiği ve aynı tarihte tapuya tescil edildikleri göz önüne alındığında, çekişmeli taşınmazlar arasında TMK m.1026 ve Kadastro Kanunu m.22/1'e göre mükerrerlik ilişkisi bulunmadığı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 23.01.2003 gün ve 2002/4007E-2003/54 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın geometrik durumunun kesinleştiğinin kabul edilmesi ve bunun yanında, çekişmeli 26 parselin 40 nolu kadastro paftası, sınırlandırma krokisi ve taşınmaza ait kadastro beyanname ve kayıt varakasındaki krokilerdeki gösterimi sonucunda geometrik durumu kesinleştiğinden olayda, ilgili kadastro müdürlüğünce her zaman Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi gereğince düzeltme işlemi yapılabileceği de anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya bir aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve işbu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili
nin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.