Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6191 K.2025/6644
8. Hukuk Dairesi 2024/6191 E. , 2025/6644 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1291 E., 2023/1230 K.
KARAR : Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... İdaresinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönüyle kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Şırnak Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/2 E., 2021/194 K.
Taraflar arasında kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... İdaresinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönüyle kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu Şırnak ili Merkez ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre 2014 yılında yapılan kadastro çalışmasında, dava konusu taşınmazın 22.10.2014 tarihinde Hazine adına ham toprak vasfı ile tespit edildiği, tespitin 31.12.2014 - 29.01.2015 tarihleri arasında ilan edildiği, ilan süresi içinde itiraz edildiğinden kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Davacılar; dava konusu Şırnak ili Merkez ilçesi ... köyü 1 17... parsel sayılı taşınmazın yıllardan beri hisseli olarak zilyetliklerinde olduğunu, 25-30 yıldan beri kullanmaya devam ettiklerini, 2014 yılında köyde yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın hisseli olarak adlarına tescil edilmesi gerekirken davalı Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adlarına hisseli olarak tespit ve tescil edilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu ve orman sayılan yerlerin zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı belirtilerek, davanın reddine, dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Davalı ... İdaresi vekili; dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olduğu, bu nedenle ret kararının hukuka uygun olduğu, ancak kurum lehine vekalet ücretinin nispi olarak belirlenmesi gerektiği iddiasıyla, kararı istinaf etmiştir.
Davacı ...; dava konusu taşınmazın yüzyıllardır zilyetliklerinde olduğunu, taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığını, orman vasfında olmadığını, tanıklarının dinlenilmesi gerektiği iddiasıyla, kararı istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli ve 2021/1291 Esas, 2023/1230 Karar sayılı kararında; dava konusu taşınmazın jeodezi bilirkişisi tarafından incelenen 19 84... tarihli hava fotoğraflarında imar-ihya olmadığı, bugünkü vasfını koruduğu, ziraat bilirkişisi raporunda toprak yapısının kahverengi orman toprağı yapısında olduğu, yoğun taşlık, kayalık, meşelik alan olduğu, üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyetin olmadığı, evveliyatında tarımsal faaliyet yapıldığına dair emareye rastlanmadığı, kuzey ve güneyindeki orman parseliyle aynı görünümde olduğu, orman mühendisi bilirkişi raporunda da taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun ifade edildiği, belirtilen hususların keşif tutanağında belirtilen Mahkeme gözlemine de yansıdığı, netice itibarıyla dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, davanın reddi hususunda İlk Derece Mahkemesince varılan sonucun isabetli olduğu belirtilerek, davacının bu yöne (esasa) ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... İdaresi vekilinin vekalet ücreti yönünden istinaf taleplerinin incelenmesinde; davanın reddine karar verildiği, davalı ... İdaresi vekilinin davada kendisini vekille temsil ettirdiği, İlk Derece Mahkemesince hükmün 4. bendinde "Davalı kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiği, ....Kadastro Kanunu'nun 31/3. maddesi gereği ....davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulduğu, 3402 sayılı Kanun'un 31. maddesi gözetilerek vekâlet ücreti takdir edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak infazda tereddüt uyandıracak şekilde birden fazla davalı olduğu halde tek davalı lehine vekâlet ücreti takdirine karar verilmesinin yerinde olmadığı, Orman İdaresi vekilinin nispi vekalet ücreti takdiri gerektiği yönündeki istinaf talebi yerinde değil ise de, İlk Derece Mahkemesince vekalet ücreti yönünden infaza elverişli hüküm kurulmadığı belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yön itibarıyla kaldırılmasına ve 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine, dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmazın Orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalı Hazine ve dahili davalı ... İdaresi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 3402 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi gereğince davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, hak ve eşitlik kuralları gereğince takdiren 600,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ve dahili davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı ...; dava konusu taşınmazın yıllardır hisseli olarak zilyetliklerinde olduğu ve kullanıldığı iddiasıyla; davalı ... İdaresi vekili ise istinaf iddialarıyla; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.