Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3391 K.2025/6403

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3391 📋 K. 2025/6403 📅 16.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/3391 E.  ,  2025/6403 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1760 E., 2023/201 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/262 E., 2022/189 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalılar ... vekili ve ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar ... vekili ve ... İdaresi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Antalya ili Aksu ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 134 05... parsel sayılı ve 11.982,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, sınırları belirtilen taşınmazın müvekkili adına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır.
Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın öncesinde müvekkillerinin murisi ...’ın, vefatından sonra ise müvekkillerinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi hükmü doğrultusunda açılmış olan tescil davası, yörede kadastro çalışmalarının başlaması ve dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince, dava konusu parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmaz üzerinde davacı ve müdahiller yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle davacı yönünden davanın kısmen kabulüne, davaya müdahil olarak katılanlar yönünden ise davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın, ... oğlu ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalılar ... vekili ve ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; "... yörede ilk orman tahdit çalışmasının 1946 yılında başlayıp bitirilerek ilan edilmek suretiyle kesinleştiği ve parselin bulunduğu alanın kesinleşmiş tahdit sınırları dışarısında kaldığı; hava fotoğrafları ve uydu görüntülerinden anlaşıldığı üzere dava konusu taşınmazın 1970'li yıllarda tesviye görüp düzleştirilip aktif tarımsal üretim yapılması ve sürülüp işlenmesi sonucunda uzun yıllar emek ve sermaye harcanarak imar ihya edildiği, imar ihyasının 1980'lerin başlarında tamamlanarak tarım toprağı niteliği kazandırıldığı; taşınmazın öncesinde davacı ... ile asli müdahillerin ortak murisi olan ...'ın zilyetliğindeyken ölümüyle mirasçıları olan davacı ve müdahillere intikal ederek onlar tarafından sürdürüldüğü; davacı tarafından taşınmazın yalnızca kendisi adına tapuya tescili istemiyle dava açılmış olmakla birlikte, davacının zilyetliği babasından kalan taşınmazda tek başına hak sahibi olmasını sağlayan taksim, satış, bağış gibi hukuki işlemler bulunup bulunmadığını ispatlayamadığı ancak davanın genel hukuk mahkemesinden kadastro mahkemesine aktarılan ve dolayısıyla davalı olduğundan kadastro tutanağının malik hanesi boş olarak bırakılan taşınmazlardan olması nedeniyle 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi uyarınca resen malik belirlenmesini gerektiği, bu doğrultuda yapılan değerlendirme sonucunda davacı ...'in taşınmazın tamamında hak sahibi olduğunu ispatlayamadığı ancak babasından gelen miras hakkının bulunduğu; asli müdahillerin de yine aynı muris mirasçıları olarak yer aldıklarından ve gerek davacı ve gerekse asli müdahiller yönünden TMK'nın 713/1. ve Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz kazanma koşullarının oluştuğu belirlenerek hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle davalılar ... vekili ve ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davalılar ... vekili ve ... İdaresi vekili tarafında temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ve ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca ... İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.