Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5979 K.2025/6355

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5979 📋 K. 2025/6355 📅 15.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/5979 E.  ,  2025/6355 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1716 E., 2024/2158 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/145 E., 2022/311 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili Eyüpsultan ilçesi ... Mahallesinde kain 33 81... parsel sayılı taşınmazların tapuda davalı idare adına kayıtlı olduğunu, idarelerince yapılan teknik inceleme neticesinde söz konusu taşınmazların dilekçeleri ekinde sunmuş oldukları krokilerle gösterilen kısmının kesinleşmiş orman tahdit harita ve tutanaklarına göre orman sınırları içerisinde kaldığını, ... Mahallesinde ilk orman tahdidinin 1940 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılmış oluğunu ve tutanak özetlerinin 08.08.1940 tarihinde 4582 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak ilan edildiğini, ... Mahallesinde arazi tapulamasının 1962 yılında 5610 sayılı Toplu Konut Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre yapıldığını, 1988 yılında eski tahdidin aplikasyonu ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la değişik 2/B uygulama çalışmaları yapıldığını, 2010 yılında ... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5831 sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la değişik Ek 4. madde kapsamında 2/B alanlarında güncelleme ve kadastro çalışmaları yapıldığını ve bu çalışmaların 23.06.2010 tarihinde 30 gün süreyle ilan edildiğini ve 2/B alanlarının sınırlarının kesinleştiğini, taşınmazların İdari yoldan tapuda Orman vasfi ile Hazine adına tescil işlemlerinin yapılabilmesi için gerekli muvafakatların verilmesi hususunda İstanbul Orman İşletme Müdürlüğünün 24.01.2020 tarihli ve E.170539 sayılı yazıları ile İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne yazı yazıldığını, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün (İSKİ) 14.02.2020 tarihli ve E. 2...2 sayılı cevabi yazılarında talebin idarelerince uygun görülmediğinin bildirildiğini belirterek, İstanbul ili Eyüpsultan ilçesi ... Mahallesinde bulunan 3381 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kısmı ve 3383 parsel sayılı taşınmazın tamamının tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescillerini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 30 gün içerisinde dava açılmayan tutanakların kesinleştiğini, kesinleşen tespitlere karşı genel mahkemelerde 10 yıllık süre içinde dava açılabileceğini, bu sürenin, hak düşürücü süre olduğunu, yine, davanın hak düşürücü sürede açılmamış olduğu ve davanın zamanaşımına uğramış olduğunun anlaşıldığını, davanın kanuni düzenleme ve usul hukuku ilkeleri uyarınca, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının hukuki menfaatinin olmadığını, söz konusu taşınmazların hiçbir dönemde orman vasfında olmadığı belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede yapılan orman kadastro çalışmalarının herhangi bir itiraz olmaksızın kesinleştiği, kadastro haritalarının uygulanması neticesinde bilirkişi raporunda belirtildiği gibi 3388 parselde 174,39 m²lik yer ile 3383 parselde 30 m²lik yerin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, bu kısımların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 33 81... numaralı parsellerin ... Suyu İsale Hattı güzergahına ait olduğunu, 3383 parselin geldisi olan 2515 parselin Eyüp 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/44 Esas ve 1971/729 Karar sayılı kararı ile 221 sayılı Amme Hükmü Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun'un 1 ve 7. maddeleri gereğince davalı idare lehine hükmen tescil edildiğini, taşınmazlarda bulunan isale hattının 1900-1902 yıllarında inşa edildiğini, ayrıca isale hattı güzergahı ve memba alanlarının korunması gerektiği kültür varlığı olarak tescil edildiğini, bu nedenle taşınmazların gördükleri işlevler ve korunması gereken kültür varlıkları olarak tescil edilmesi nedeni ile mülkiyetinin İSKİ'de olması gerektiğini, 221 sayılı Kanun'a göre taşınmaz mallar, fiilen tahsis gününde kamulaştırılmış sayılmakta ve kamu niteliği kazanmakta olduğunu, sonradan ortaya çıkan durumların niteliğini değiştirmeyeceğini, Mahkeme kararı ile müvekkili adına tescil edilen taşınmazların tapusunun iptal edilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların bölümlerinin orman olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.