Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5994 K.2025/6351
8. Hukuk Dairesi 2024/5994 E. , 2025/6351 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1531 E., 2024/682 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/32 E., 2022/178 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl ili Merkez ilçesi ... köyünde 2019 yılında yapılan Orman Kadastrosu çalışmalarında müvekkilinin zilyetliği ve tasarrufu altında bulunan 11.198,65 m² lik (ekli krokide A parseli) kısmın, 1 05... parsel sayılı “orman vasfı” ile Hazine adına kayıtlı taşınmazın içinde bırakıldığını, müvekkilinin dava konusu yerin zilyetlik hükümleri gereğince imar ve ihya ettiğini, bahçe, ev ve müştemilatı olarak kullandığını, bu yerin 31.12.1981 yılından önce orman vasfını yitiren yerlerden olduğunu, fiilen tarım arazisi olarak kullanıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın 11.198,65 m² lik kısmının tapu kaydının iptali ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman dışına çıkarılmasına, 6292 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerince müvekkilinin söz konusu taşınmazdaki fiili zilyetliğinin tespitiyle bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerh düşürülmesine, mümkün olmaması halinde 4706 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereği Hazineye ait taşınmazlar üzerindeki yapı ve tesisler sebebiyle fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, 2008 yılı Google görüntülerinde dava konusu taşınmazın boş ve işgalsiz olarak görüldüğünü, imar-ihya edilmediğini, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliğinin bulunmadığını, zilyetlik şartlarının oluşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Orman Kadastrosu çalışmalarına süresi içinde itiraz edilmediğini, dava konusu taşınmazın orman arazisi olduğunu, orman arazilerinin zilyetlikle iktisabının mümkün olmayıp özel mülkiyete konu edilmesinin söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın fiili olarak orman vasfını kaybettiği belirtilmiş ise de taşınmazın halen orman rejimine tabi yerlerden olduğu, ilgili kanunlar kapsamında dava konusu alanın orman niteliğinde olduğu açık olduğundan, orman niteliğinde olan alan üzerinde zilyetlik tespiti yapılamayacağı, ayrıca terditli açılan davada Hazine adına orman vasfıyla kayıtlı olan alan üzerinde yapılan yapılara ilişkin bedelin tahsilinin de mümkün olmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; orman bilirkişisi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, mahkemece mahalli bilirkişi beyanlarının ve ziraat bilirkişi raporunun nazara alınmadığını, yapı bedeli verilmemesine ilişkin tespitin hatalı olduğunu, bam gerekçesinin hatalı olduğunu, mevzuta gereği davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olduğunu açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarma ve zilyetlik şerhi verilmesi, bunun mümkün olmaması halinde taşınmaz üzerindeki yapı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.