Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1544 K.2025/6103

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/1544 📋 K. 2025/6103 📅 02.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/1544 E.  ,  2025/6103 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/598 E., 2022/1031 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çorum Kadastro Mahkemesi
SAYISI: 2019/2 E., 2021/17 K.
Taraflar arasındaki tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Çorum ili Mecitözü ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 93... parsel sayılı ve 19.819 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile aynı yer 1 94... parsel sayılı ve 514,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Mecitözü Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/206 Esas sayılı dosyasında davalı olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
Davacılar ... ve arkadaşları vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 28.11.1980 havale tarihli dava dilekçesinde; sınırlarını dilekçesinde tarif ettikleri taşınmazın davacılara murislerinden intikal ettiğini, davacıların murisleri ve kendilerinin zilyetliğinin 50 yılı aşkın bir süredir devam ettiğini, davacılar lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu yerin davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Asli müdahil ... 17.09.1982 havale tarihli dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ilk sahibinin ... olup zilyetliğinin kendileri ve diğer mirasçılar hesabına olduğunu, daha önce açtıkları tescil davasının reddedildiğini, mirasçılar arasında taşınmazların taksim edilmediğini ileri sürerek, dava konusu yerin ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Asli müdahiller... ve ... 10.05.1982 tarihi dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın dedeleri ...'den intikal edip 15 yıla yakın zamandır fiillen zilyet etiklerini ileri sürerek, davaya dahil edilmelerini talep etmişlerdir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde davacılar ... ve arkadaşları tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi hükmü doğrultusunda açılmış olan tescil davası, yörede kadastro çalışmalarının başlaması ve taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Asli müdahil ... 21.11.2005 tarihli dilekçesinde ve duruşmada alınan beyanında; dava konusu taşınmazlarda babası ...'in de payının bulunduğunu, bu hissenin babasının ölümü ile kendilerine intikal ettiğini ileri sürerek, davaya dahil edilmelerini talep etmiştir.
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...dava konusu taşınmazların, 19 54... yıllarında tek parça olarak ... tarafından tarımsal amaçlı tarla vasfında kullanıldığı, o dönemde taşınmazlar arasında bir sınır yapısının bulunmadığı, söz konusu yıllarda ... ...'nın davaya konu 1 94... parselin kuzeyinden ve dış sınırından geçtiği, 1937 tarih ve 307 numaralı vergi kaydının mevki ve hudutları itibarıyla dava konusu taşınmazlara uyduğu, maliki "..." denilen kişinin davacıların babası ... olduğu, hudutlarında geçen; doğusunda "... oğlu ... veresesi" denilen yerin 1 93... parsel sayılı dava konusu taşınmazın doğusunda bulunan ve ... köyü çalışma alanında yer alan 255 nolu parselin ilk maliki olan ...’ı kastettiği, batısında "... yolu" denilen yerin halen zeminde mevcut yolu kastettiği, kuzeyinde "çay" denilen yerin halen dava konusu 1 94... parsel sayılı davalı taşınmaz ile 1 93... parsel sayılı taşınmazın arasından geçen ... çayını kastettiği ve halen zeminde mevcut olduğu, yıllar önce bu çayın yatağının 5 numaralı parselin içerisinden geçtiği, daha sonra şimdiki yatağına döndüğü, güneyinde "..." denilen yerin halen 1 ve 2 nolu parselin arkasından geçen kadimde belli zeminde mevcut arkı kastettiği, komşu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının da dava konusu taşınmazlara uyduğu, dava konusu taşınmazların 1954 yılı öncesinden beri davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın babası olan ...'a ait olduğu ve onun tarafından nizasız, fasılasız, malik sıfatıyla tarımsal amaçla kullanıldığı, babalarının ölümünden sonra davacı olan çocuklarına kaldığı ve onların da taşınmazları aynı şekilde kullandıkları, dava konusu taşınmazlar üzerinde başka kimselerin hak ve alakasının olmadığı, davacılar ile davaya katılan asli müdahillerin birbirleri ile anne tarafından akraba oldukları, ancak müdahil davacıların davaya konu 1 93... ve 1 94... parsel numaralı taşınmazlarla alakalarının olmadığı, bu parselleri hiçbir zaman kullanmadıkları, dava konusu parsellerin batısında bulunan 53 numaralı parseli ekip biçtikleri, dava konusu taşınmazların ise uzun zamandan beri davacılar ve ataları tarafından nizasız, aralıksız, malik sıfatı ile tarla vasfıyla tarımsal amaçla kullanıldığı, davacılar ve bayileri adına miktar yönünden tescile engel bir hal bulunmadığı ve davacılar adına tescil için 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde düzenlenen yasal koşulların oluştuğu ..." gerekçesiyle davacılar yönünden davanın kabulüne, davaya müdahil olarak katılanlar ve mirasçıları yönünden ise davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, "... çekişmeli 1 93... parsel ile 1 94... parselin davacılar ve ataları tarafından tarla vasfıyla kullanıldığı, taşınmazların aktif dere yatağında kalmadığı, davacılar açısından edinme koşullarının oluştuğunun anlaşılmasına göre davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu, ne var ki, çekişmeli taşınmazların malik hanesi öncesinde davalı olması nedeniyle açık olduğu, kadastro hakiminin infazı kabil doğru hüküm kurması gerektiği halde mahkemece kurulan hükmün 2 numaralı bendinde taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verildiği, 3 numaralı bendinde ise hükümde yazılan şahıslar adına miras payları oranında tespit ve tapuya tesciline karar verilmek suretiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verildiğinden hükmün düzeltilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanağındaki vasfı ile ... mirasçıları adına miras payları oranında adlarına tapuya kayıt ve tesciline, asli müdahiller yönünden davanın reddine karar verilmiş ve işbu karar, davalı Hazine vekili tarafında temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.