Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6503 K.2025/5848
8. Hukuk Dairesi 2022/6503 E. , 2025/5848 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/17 E., 2022/30 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Kadastro sırasında dava konusu ...1 52... parsel sayılı 8.115.001,76 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanıma ve 4342 sayılı Kanun hükümlerine göre mera olarak sınırlandırılmış, ... köyü 1 01... parsel sayılı 20.349.380,07 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, mera niteliğinde olduğu ancak Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 1 52... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacının vefat etmesi üzerine davacının mirasçılarının davaya katılımı sağlanmıştır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.08.2010 tarihli ve 2007/54 Esas, 2010/86 Karar sayılı kararıyla davanın reddine, taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı... mirasçısı ... tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (7). Hukuk Dairesinin 04.04.2012 tarihli ve 2011/2808 Esas, 2012/2491 Karar sayılı ilamıyla; "İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 47 53... sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığının Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığının ise Mülki Amirlikten sorulup saptanması, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgelerin yerinden getirtilmesi, bundan sonra yöreyi iyi bilen, yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişiler ve tanıklar ile uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümünün katılımıyla dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman fen memuru eliyle her iki haritanın çakıştırılmak suretiyle zemine uygulanması, dava konusu taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmesi, taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise, yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit bilirkişilerinden, dava konusu taşınmazın öncesi bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı hususunda olaylara dayalı bilgi alınması, ayrıca dava konusu taşınmazları bir arada gösteren çap örneği temin edilerek belirlenecek komşuları ile özellikle ... Köyü 1 01... ve 386 parsel sayılı taşınmazların onaylı tutanak örnekleri getirtilmek suretiyle, tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine esas alınan tespit ve belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiğinin incelenmesi, davalı olup olmadıklarının, tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediğinin irdelenmesi, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, zilyetlik hükümlerine göre inceleme yapılması, özellikle fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçirilen gözlemini yansıtmaya elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulduktan sonra İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2017 tarihli ve 2012/74 Esas, 2017/18 Karar sayılı kararıyla davanın reddine, 1 52... parsel ve 1 01... parsel numaralı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.02.2021 tarihli ve 2018/1152 Esas, 2021/1138 Karar sayılı ilamıyla; "1 52... parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün onanmasına, 1 01... parsel taşınmaz hakkında ise Hakimin, kural olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26. maddesi gereğince tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar vereyeceği, somut olayda dava dilekçesi içeriğine göre, davacının sözü edilen parsele yönelik bir talebinin olmadığı, başka bir ifade ile; davacının bu parsel hakkında usulünce açılmış davası bulunmadığı halde, keşif sırasında davacının yer göstermesi üzerine anılan taşınmaz hakkında hüküm kurulduğunun anlaşıldığı, hal böyle olunca; hakkında usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmayan söz konusu taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak, 1 01... parsel yönünden yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunması üzerine
aynı Dairenin 02.12.2021 tarihli ve 2021/16108 Esas, 2021/11884 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulduktan sonra İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "davacının 1 01... parsel sayılı taşınmaz hakkında usulüne uygun şekilde açılmış bir davasının bulunmadığı" gerekçesiyle 1 01... parsel sayılı taşınmaz hakkında usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığından işbu taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Çıldır Tapu Müdürlüğünde bulunan ve ... Kadastro Mahkemesinin 2013/7 Esas ve 2013/25 Karar sayılı ilamına istinaden kesinleştirilmiş kadastro tutanak asılları yönünden mahkememizce herhangi bir işlem yapılmasına yer olmadığına, iş bu kararı kesinleştiğinde dosyanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 32/II. maddesi gereğince tescil işlemleri yapılmak üzere Çıldır Tapu Müdürlüğüne devredilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararında lehlerine vekalet ücreti kararının verilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasını kabul edilmemesi halinde ise bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın dava konusu olup olmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.