Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3789 K.2025/4792

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3789 📋 K. 2025/4792 📅 23.06.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/3789 E.  ,  2025/4792 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/574 E., 2024/341 K.
KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/88 E., 2021/329 K.
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ilçesi ... köyünde 766 sayılı Tapulama Kanununca tapulama çalışmaları 20.07.1973 tarihinde askıya çıkarılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22-a maddesi gereği yenileme çalışmaları ise 2017 yılında yapılmıştır. Dava konusu Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi 8.955,58 m² yüzölçümlü, 200 ada 1 no.lu parsel sayılı taşınmaz tapuda halen davacı ... adına kayıtlıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Kocaeli ili ... ilçesi ... köyü ... mevki 290 ada 1 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, ... Tapu Müdürlüğünce düzenlenen 06.05.2020 tarihli yazı ile ''taşınmazın kaydına sehven orman dışında kaldığına dair kayıt düşüldüğü; taşınmazın aslında orman sahasında kaldığı''nın bildirildiğini, bundan dolayı tapu kaydına ''orman'' şerhi işlenmiş olduğunu, davacının maliki olduğu taşınmazın orman vasfında değil tarla vasfında olduğunu, davacının bu taşınmazı ''tarla'' niteliğinde olduğunu görerek iyiniyetle güvenerek satın almış olduğunu ifade ve özetle; Kocaeli ili ... ilçesi ... köyü ... mevki 290 ada 1 parselde müvekkili adına tescilli ''tarla'' niteliğindeki taşınmazın tapu kaydına işlenen ''taşınmazın tamamı orman sahasında kalmaktadır'' şeklindeki orman şerhinin kaldırılmasına, taşınmazın ''tarla'' niteliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmaz orman sayılan yerlerden olmakla buna ilişkin şerhin kaldırılmasını gerektirir şartlar kanıtlanamadığından davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu taşınmazın orman vasfında değil tarla niteliğinde olduğunu, yapılan kadastro işlemleri neticesinde bu alanın orman olmadığının tespit edildiğini ve tapuya nitelik olarak "tarla" kaydı düşüldüğünü, davacının ilgili taşınmazı tapudaki tarla kaydını görerek almış ve halen aynı amaçla kullanmakta olduğunu, davacının, Kocaeli ili ... ilçesi ... köyü ... mevki 290 ada 1 parselde kayıtlı "tarla" niteliğindeki taşınmazı tapuda yapılan sorgulama sonucu ''tamamı 6831 sayılı kanunun 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırı dışına çıkartılan sahada kalmakta olduğunu, ayrıca dava konusu taşınmazın tarla niteliğinde olduğu hususu sadece tapuda değil Kocaeli Büyükşehir Belediyesi planları ile de sabit olduğunu, davacının tapu siciline güvenerek yapmış olduğu alım işleminin iptali Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin EK-1 no'lu protokolüne aykırılık teşkil ettiğini, AHİM'in 22.07.2008 tarih ve 35785/03 Başvuru no'lu Köktepe-Türkiye kararı olduğunu, Kocaeli İli ... İlçesi ... Köyü ... Mevki 290 Ada 1 Parselde kayıtlı davacı adına tescilli "tarla" niteliğindeki taşınmazın tapu kaydına işlenen "taşınmazın tamamı orman sahasında kalmaktadır" şeklindeki şerhin kaldırılması, taşınmazın "tarla" niteliğinin tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonunda; davaya konu parselin keşif günü itibarıyla, üzerinde mevcut olduğu bildirilen tam kapalılıkta, boylu, meşe ağaçlarının temizlenerek imar ve ihya edilmeye çalışıldığı, boş bir arazi durumuna getirildiği ve üzerinde herhangi bir tarım faaliyetinin olmadığı, taşınmazın üzerinde tarım yapılmayan, taşlıklı, yüzde 18-45 arazi eğimine sahip ve dört bir tarafı meşe cinsi orman ağaçları ile çevrili olduğu, ... Mahallesinde ilk orman tahdidi çalışmasının 1945 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre yapıldığı ve kesinleştiği, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş tahdit sınırları içerisinde kaldığı, 2003 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı hükümlerine göre, 1945 yılında yapılan Orman Tahdidinin Aplikasyonu ve 2/B maddesi çalışmalarının yapıldığı ve kesinleştiği, bu çalışmada da, dava konusu yerin orman sınırları içerisindeki yerini koruduğu, taşınmazın, 1945 yılında yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanuna göre Devletleşen ormanlardan olup, içerisindeki orman bitkileri yok edilmiş olmasının taşınmazın (orman toprağı özelliğinden dolayı) orman vasfını ortadan kaldırmayacağı, dolayısı ile 6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi, orman kadastrosu ve 2/B Yönetmeliğinin 16 ncı maddesi kapsamında orman sayılan yerlerden olan tasınmazın tapu ve zilyetlikle edinim olanağının bulunmadığı gerekçelerirle davacı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 nci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince istinaf gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.