Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4222 K.2025/4738

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4222 📋 K. 2025/4738 📅 19.06.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/4222 E.  ,  2025/4738 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2029 E., 2024/1547 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/177 E., 2021/337 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi, 122 ada 35 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkiline ait 35 parselin bitişiğinde l nolu parselin bulunduğunu, müvekkilinin taşınmazı satın aldığında l nolu parsel de 35 nolu parsele dahil iken, daha sonra yapılan kadastro çalışması sonucunda, eylemli orman ilan edilerek l parsel adı altında davalı tarafa tescil edildiğini, dolayısı ile müvekkiline ait taşınmazın yüz ölçümünde azalma meydana geldiğini beyan ederek; 122 ada 35 parsel sayılı taşınmaz içerisine dahil iken eylemli orman tespiti yapılarak davalı kurum adına tescillenen l nolu parselden eylemli orman şerhinin kaldırılarak l nolu parselin 35 nolu parsele dahil edilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; İdareleri aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 122 ada 35 parsel nolu taşınmazın 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek-4. maddesine göre yapılan kadastro tespiti sonucunda Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlardan olduğunu, 6292 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında hak sahibi olan davacı adına satışı yapıldığını, 122 ada 1 parsel nolu taşınmazın ise eylemli orman alanında kaldığından müvekkili İdarenin 06.02.2012 tarih ve 218 sayılı Oluru ile orman olarak kullanılmak üzere Orman ve Su İşleri Bakanlığı adına tahsis edildiğini beyan ederek, hak düşürücü süre, husumet ve davacı tarafın tüm istemlerine karşı zamanaşımı savunmasında bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
3.Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak açılan davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın eylemli orman alanı olarak kullanılmak üzere tahsis edildiği, tahsis kararının geçerliliğini koruduğu, ormanların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülkiyete konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 122 Ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu çalışmalarında ağaçlık niteliği ile Hazine adına tespit gördüğü, askı ilan süresi içerisinde dava açılmadığından tespitin 23.11.2011 tarihinde kesinleştiği ve tapuya tescil edildiği, tescilden sonra Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığının 06.02.2012 tarih ve 218 sayılı Olur'u ile dava konusu 122 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman olarak kullanılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edildiği ve 23.02.2012 tarihinde de teslim edildiği, bu tür yani eylemli orman olması nedeniyle veya eylemli orman olmamakla birlikte ağaçlandırılmak üzere Orman İdaresine tahsis edilen yerler özel mülkiyete konu olamayacağı gibi, bu tür taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesine yada gerçek kişiler tarafından taşınmaz hakkında kendi lehlerine olacak şekilde bir hak doğuracak dava açmak olanağı olmadığı, idarî yargıda idarî tahsis kararı iptal edilmedikçe veya idarece tahsis kararı kaldırılmadıkça tahsis işlemi geçerliliğini sürdüreceğinden, bu tür bir yere kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle açılan böyle bir davanın dinlenilme olanağı olmadığı, somut olayda da dava konusu taşınmazın eylemli orman alanı olarak kullanılmak üzere Orman İdaresine tahsis edildiği, tahsis kararının geçerliliğini koruduğu, ormanların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülkiyete konu edilemeyeceği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesinin dayandığı gerekçeye göre davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin 122 ada 35 parseli 1994 yılında hazineden, 122 ada 1 parselle birlikte satın aldığını, taşınmazları bir bütün olarak kullandığını, dava konusu 1 parselin orman olmadığını, yıllardır müvekkilinin kullanımında olduğunu, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ve bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosuna itiraz ve tescil talebine ilişkindir. 122 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman olarak kullanılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.