Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2212 K.2025/4384

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2212 📋 K. 2025/4384 📅 02.06.2025

8. Hukuk Dairesi         2025/2212 E.  ,  2025/4384 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2055 E., 2025/237 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/131 E., 2021/821 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 294 ada 7 parsel sayılı 1.093,72 m² yüzölçümlü bahçe vasıflı taşınmazın; 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu beyanlar hanesinde gösterilerek, güncelleme çalışmaları sonucunda Hazine adına tescil edildikten sonra 6292 sayılı Kanun gereğince 04.06.2014 tarihinde 72915/218744 hissesi ..., 72915/218744 hissesi ..., 26.05.2014 tarihinde de 36457/109372 hissesi ...'a satılmış olup; güncel kayıtlara göre de ... ve ... adlarına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı ... dava dilekçesinde; kendi lehine şerh tesis edilen 294 ada 18 parselin bir kısmının davalı 294 ada 7 no.lu parsel içerisinde bırakıldığı iddiası ile tespite itiraz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 294 ada 7 no.lu parselde davalılar adına kayıtlı olan 08.02.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen (A) harfi ile belirtilen 94,25 m²'lik alanın tapu kaydının iptali ile iptal edilen kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili 21.04.2022 tarihli dilekçesi ile, davalı Hazine yönünden husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ancak müvekkili idare yönünden hüküm kurulmadığını belirterek, hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/A maddesi gereğince tamamlanmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince 27.04.2022 tarihli ek karar ile; "....dava konusu taşınmazda her ne kadar davalı Hazine tarafından tapu devri gerçekleştirilmişse de tapu devrinin dava tarihinden sonra yapıldığı, bu bakımdan davalı Hazine'nin davanın açılmasına sebebiyet verdiği, yargılama giderinden ve vekalet ücretinden hissesi oranında sorumlu olacağı" gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş, ek kararın Hazine vekilince istinaf edilmemiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili İlk Derece Mahkemesinin asıl kararını istinaf etmiş; Bölge Adliye Mahkemesince; davacının eldeki davayı 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden önce açmakla birlikte, güncel tapu kayıtlarının yargılama sırasında İdarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna göre, dayanak satış işlemi idari yargıca iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli ya da şerhe yönelik davanın görülebilmesi mümkün olmadığından, dava konusu taşınmaz Hazine'nin mülkiyetinden çıkıp özel mülkiyete konu olduğundan artık 6292 sayılı Kanun'nun uygulanma olanağı kalmamakla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile; davalı ... ve müşterekleri vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.11.2021 tarihli 2018/131 Esas, 2021/821 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile; davanın dava şartı yokluğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. ve 115. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiş olup; iş bu karar davacı ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davacı ...'un yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.