Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5133 K.2025/4067
8. Hukuk Dairesi 2024/5133 E. , 2025/4067 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2024/6 E., 2024/95 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında,...köyü çalışma alanında bulunan 118 ada 1 parsel sayılı 18.614,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılmıştır.
Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ...köyü 118 ada 1 parsel sayılı taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... dava konusu taşınmazın, toprak tevzi çalışmalarında mera niteliği ile sınırlandırılmış olup, yine mera niteliği ile sınırlandırılan ve kesinleştiği anlaşılan kadastral 119 ada 9 parsel ile komşu durumda olduğu, öte yandan jeodezi raporundan komşu mera parseli ile ayırıcı unsurunun bulunmadığı gibi esasen 1955 ve 1988 yıllarına ait hava fotoğraflarında ekonomik amaca uygun kullanım olmadığının da anlaşıldığı açıklanarak, çekişmeli taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 46/1 ve 14. maddeleri uyarınca zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; bozma ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.