Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3518 K.2025/3836
8. Hukuk Dairesi 2023/3518 E. , 2025/3836 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiş, İlk Derece Mahkemesince 23.03.2023 tarihli ek kararla temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil Hazine, 23.03.2023 tarihli ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 151 ada 6, 153 ada 2, 154 ada1, 156 ada 13, 169 ada1, 173 ada 2, 175 ada 1, 177 ada 1,165 ada 2, 186 ada3, 187 ada 4, 188 ada 6, 189 ada 1, 190 ada 1, 191 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar, Hazinedar ...Vakfına ait 1228 tarihli vakfiye hudutnamesinin kapsamında kalmakta olup, vakıf mallarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisaplarının mümkün bulunmadığı belirtilerek Hazinedar ...Vakfı adına tespit edilmiştir
Asıl dosya davacısı Orman İdaresi dava dilekçesinde özetle; ...köyünde bulunan dava konusu orman sınırı dışında bırakılan ekli krokide sıra no: (1,2) işaretli taşınmazların 101 ada 1 nolu parsel sınırları içine alınarak Hazine adına orman vasfı ile tesciline karar verilmesini, birleşen 2007/884 Esas sayılı dava dosyanın ve birleşen 2007/893 Esas sayılı dava dosyasının davacıları ..., ... ve ... vekilleri Avukat ...ve Avukat ... dava dilekçesinde özetle; ...köyünde bulunan dava konusu 165 ada 2, 186 ada 3, 187 ada 4, 188 ada 6, 189 ada 1, 190 ada 1, 191 ada 1, 151 ada 6 153 ada 2, 154 ada 1, 156 ada 13, 169 ada 1, 173 ada 2, 175 ada 1, 177 ada 1 nolu parsellere dedelerinden ve babalarından kalma suretiyle kadimden beri zilliyet olduklarını, ancak yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu parsellerin Hazinedarzade ...Vakfı adına tespit edildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu belirterek; kadastro tespitinin iptali ile dava konusu parsellerin kendi adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Asli müdahil Hazine talep dilekçesinde özetle; davacı ... Genel Müdürlüğü tarafından açılan davanın davaya konu parsellerin davalı adına tespit edildiğini, ancak davaya konu parselin orman sayılan yerlerden olduğu, davalı adına yapılan tespitin hatalı olduğunu, kadastro tespitinin iptal edilerek davaya konu parsellerin Orman vakfında Hazine adına tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davacı ... İdaresinin davasının reddine karar verilmiş, kararın Orman İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince; öncelikle Hazinedarzade ...Vakfının davada taraf olarak yer almasının sağlanması, daha sonra davanın esasının incelenmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Birleşen dosya 2018/93 Esas dosyasının davacısı ..., ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ................. Mahallesi 151 ada 6, 153 ada 2, 154 ada 1, 156 ada 13, 169 ada 1 173 ada 2, 175 ada 1, 177 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazların gerçek sahiplerinin müvekkilleri olduğunu, dava konusu taşınmazların vakıf malı olduğuna dair yeterli bilgi ve belge olmaksızın davalı taraf lehine kadastro tutanağı tanzim edildiğini, davalı tarafın bugüne kadar müvekkillerine dava konusu taşınmazları kendisine ait olduğuna dair herhangi bir bildirimde bulunmadığı gibi herhangi bir kira veya ecrimisil de talep etmediklerini, kadastro tutanağında da olduğu gibi dava konusu taşınmazları müvekkillerinin uzun yıllardan beri kullandıklarını, köyde yaşayan herkesinde bu yerin müvekkillerine ait olduğunun bilindiğini, müvekkillerinden de önce murislerine ait olduğunu, açıklanan nedenler ile yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazların müvekkilleri adına eşit oranda tapuya tesciline yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosya 2018/94 Esas sayılı dosyasının davacısı............... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ...Mahallesi 165 ada 2, 186 ada 3, 187 ada 4 188 ada 6, 189 ada 1, 190 ada 1, 191 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazların gerçek sahibinin müvekkili olduğunu, dava konusu taşınmazların vakıf malı olduğuna dair yeterli bilgi ve belge olmaksızın davalı taraf lehine kadastro tutanağı tanzim edildiğini, davalı tarafın bugüne kadar müvekkiline dava konusu taşınmazları kendisine ait olduğuna dair herhangi bir bildirimde bulunmadığı gibi herhangi bir kira veya ecrimisil de talep etmediklerini, kadastro tutanağında da olduğu gibi dava konusu taşınmazları müvekkilinin uzun yıllardan beri kullandıklarını, köyde yaşayan herkesinde bu yerin müvekkillerine ait olduğunun bilindiğini, müvekkillerinden de önce murislerine ait olduğunu, açıklanan nedenler ile yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazların müvekkilleri adına eşit oranda tapuya tesciline yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Mahkemece davaların bir arada görülmesinin usul ekonomisi bakımından da faydalı olacağı, bu şekilde bu dava dosyaları arasında irtibat bulunduğu gerekçesiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda;"dava konusu taşınmazların Hazinedarzade ...Vakfı adına tespit gördüğü, davacıların süresi içerisinde yapılan tespitin iptali için mahkememizde dava açtıkları, yapılan tüm keşifler sırasında dinlenen tespit ve mahalli bilirkişileri, dava konusu 151 ada 6, 153 ada 2, 154 ada 1, 156 ada 13, 169 ada 1, 173 ada 2, 175 ada 1, 177 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davacılar ..., ...'in birlikte kullandıklarını, 165 ada 2, 186 ada 3, 187 ada 4, 188 ada 6, 189 ada 1, 190 ada 1, 191 ada 1 sayılı taşınmazları davacı ...'ya ait olduğunu, babalarından miras kaldığını ve kendilerini bildik bileli burayı davacıların kullandıklarını beyan etmişlerdir. Vakfın gayrisahih vakıf olduğunun belirlendiği ve gayrisahih vakıflara ait taşınmazların zilyetlik ile kazanılmasının mümkün olduğu, çekişmeli taşınmazların davacıların zilyetliğinde bulunduğu ve davacılar lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Keşif sonrasında alınan 15.04.2022 havale tarihli fen bilirkişi ...ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi ...'ın raporlarında, davalı dayanak 1228 (M.1812) tarihli kaydın, 1957 tarihli 1/25000 ölçekli F36C3 ve F36C4 numaralı memleket paftası ile kadastro paftasının sayısal ortamda çakıştırılarak incelenmesi neticesinde dava konusu parseli kapsamadığı tespit edildiği bildirilmiştir. Ziraat bilirkişi...in 05.05.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın kadim tarım arazileri vasfında olduğunu bildirilmiştir. Sonuç olarak; dava konusu taşınmazın kadim tarım arazisi olduğu, taşınmazların vakfiye sınırları kapsamında olmadığı, davacıların uzun yıllar nizasız ve fasılasız tasarruf ve zilyetliği altında tarım arazisi olarak kullandıkları, ekip biçtikleri anlaşılmıştır. Davacı ... İdaresi bakımından Orman bilirkişileri tarafından sunulan 14/09/2018 havale tarihli bilirkişi raporlarında 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında dava konusu parsellerin devlet ormanı sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği" şeklindeki gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen (2018/93 - 2018/94) Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen dosya 2018/93 Esas sayılı dava konusu ...Mahallesi, 151 ada 6, 153 ada 2, 154 ada 1, 156 ada 13, 169 ada 1, 173 ada 2, 175 ada 1, 177 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile davacılar ..., ... adlarına 1/2 hisse oranında tapuya kayıt ve tesciline, Birleşen dosya 2018/94 Esas sayılı dava konusu ...Mahallesi, 165 ada 2, 186 ada 3, 187 ada 4, 188 ada 6, 189 ada 1, 190 ada 1, 191 ada 1 sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Karar asli müdahil Hazine ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli ek kararı ile davalı ... Müdürlüğünün temyiz başvurusu hakkında; gerekçeli kararın davalı ... vekiline 04.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz süresinin bitim tarihinin 18.03.2023 tarihi olduğu, davalı vekili Avukat ...'ın yasal iki haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 20.03.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verilmiştir. Ek kararı, davalı ... 04.04.2023 tarihinde temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, 04.03.2023 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise iki haftalık sürenin son günü (18.03.2023 günü) Cumartesi gününe denk geldiği için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 93. maddesi gereği yasal süresi içinde 20.03.2023 tarihinde verilmiştir. Açıklanan gerekçelere göre davalı ... vekilinin temyiz talebi süresinde olduğundan İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının incelenmesine geçildi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile asli müdahil Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ:Açıklanan nedenlerle;
İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.