Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2621 K.2025/3808

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/2621 📋 K. 2025/3808 📅 20.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/2621 E.  ,  2025/3808 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 1978/45 E., 2014/32 K.
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacılar ..., ... ve ...'nin davasının kısmen kabulüne, diğer davacıların davasının reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma istemli olarak davacılar ... ve ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; duruşma istemlerinin masraf yatırılmadığından reddine karar verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ..................... (..........) köyü çalışma alanında bulunan 3 parsel sayılı 81.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
Davacılar ..., ... ve ... dava dilekçesinde; tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adlarına tescilini istemişlerdir.
Davacılar ... ve ... dava dilekçesinde; tapu kaydına dayanarak, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalılar vekili; çekişmeli taşınmazın tespitine esas olan tapu kaydının taşınmazı kapsadığını ve taşınmazın müvekkillerinin zilyetliğinde bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "eksik inceleme ile hüküm tesisinin isabetsiz olduğu belirtilerek; komşu parsel kayıtları getirtildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve uzman bilirkişisinin katılımıyla yapılacak keşifte, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının mahalline uygulanması, tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitirip yitirmediklerinin araştırılması, tapu kayıtlarının tedahülü halinde kadim ve sahih esasa dayanan tapu kaydının tercih edileceği hususunun düşünülmesi, uzman bilirkişiye keşfi takibe yarayacak ve tapu sınırlarını gösterir kroki düzenlettirilmesi; bundan sonra sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "davacı ... ve ...' in dayandıkları tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymadığı, davacı ... ve arkdaşlarının dayandığı K. Sani 324 tarih ve 19 sıra numaralı tapu kaydı ile davalıların dayandıkları K. Sani 324 tarih ve 20 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu, aynı tarihli her iki tapu kaydının da gayri sabit hudutlu olduğundan miktarları ile geçerli olduğu, miktar fazlası taşınmaz bölümü üzerinde davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu' gerekçesiyle davacılar ..., ... ve ...'nin davasının kısmen kabulüne, diğer davacıların davasının reddine, çekişmeli taşınmazın 08.02.1998 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 15.000,00 metrekarelik bölümün hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve arkadaşları adına; kalan 66.750,00 metrekarelik kısmın ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacılar ... ve ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 587,70 TL'nin temyiz eden davacılar ..., ... vekili ile davalı ... ve arkadaşlarından ayrı ayrı alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.