Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5072 K.2025/3786

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5072 📋 K. 2025/3786 📅 20.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/5072 E.  ,  2025/3786 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1831 E., 2024/711 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Torul Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/190 E., 2023/12 K.
Taraflar arasında görülen tapu iptali tescil davasında yapılan yargılama sonunda Torul Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın keşfen belirlenecek kısımlarının davacının zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiş, davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın 29.11.2007 tarihinde orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, askı ilanlarının 26.10.2007-28.11.2007 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması ile tespitin kesinleştiği, orman vasfıyla halen Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca bu tarihten itibaren kadastrodan önceki nedene dayalı olarak genel mahkemelerde 10 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde dava açılması gerektiği, hak düşürücü sürenin hakim tarafından resen gözetilmesi gerektiği, davacı tarafça 20.09.2018 tarihinde davanın harçlandırılarak 10 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf isteği Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.