Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/283 K.2025/3738
8. Hukuk Dairesi 2025/283 E. , 2025/3738 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/39 E., 2021/33 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davaların reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
1963 yılında yapılan tapulama sırasında ...................köyü çalışma alanında bulunan 2 parsel sayılı 293.000 m² yüzölçümlü taşınmaz, tespitine esas tapu ve vergi kayıtlarının tevziye müsait olduğu görüldüğünden miktar fazlasının Hazine adına sınırlandırıldığı belirtilmek suretiyle toplamda 367 hisse kabul edilmek suretiyle 125/367 hissesi Şıh ... adına; 242/367 hissesi ise Hazine adına olmak üzere tespit edilmiştir.
Şıh ...'ın kadastro tespitine itirazı, Tapulama Mahkemesinin 1964/387 Esas sayılı dava dosyasına konu olmuş; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda itirazın kadastro komisyonunca değerlendirilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Kadastro komisyonunca yapılan değerlendirme sonucunda, çekişmeli taşınmazın güney bölümünde bulunan 100 dönümlük kısmının ...............; kuzey bölümünde bulunan bakiye 193.600 m²'lik kısmının ise Hazine adına tespitine karar verilmesi üzerine; davacı ... ..., tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamnaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış iş bu yargılama sonucunda tutanağın usulüne uygun düzenlenmediği gerekçesiyle tutanak ve eklerinin kadastro komisyonuna iadesine karar verilmiş; kadastro komisyonunca 2008 yılında yeni bir tutanak düzenlenerek çekişmeli taşınmaz aynı tapu ve vergi kaydına dayalı olarak ve aynı gerekçelerle 1000/2936 payı ... mirasçıları adına; 1936/2936 payı ise Hazine adına tespit edilerek tutanak askı ilanına çıkartılmıştır.
Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., çekişmeli taşınmazın kayıt miktar fazlasının Hazineye ait olduğu iddiasıyla ayrı ayrı dava açmış, bu bölümün Hazine adına tescili ile kendilerine icara verilmesini talep etmişlerdir.
Yargılama sırasında ... ve müşterekleri ile ... tapu ve vergi kaydına dayanarak davaya katılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm Yargıtayca bozulmuş olup bozma ilamında özetle; "...eldeki davanın komisyon tarafından 2008 yılında düzenlenen tutanağa karşı, askı ilan süresi içerisinde açılan ve birleşmiş olan davalar olduğu; iş bu 2. tutanağa karşı dava açan davacılar ... ve diğerlerinin, tespite dayanak tapu ve vergi kayıtlarında pay sahibi olmadıkları gibi, dava dilekçelerinde taşınmazı Hazineden icara almak amacıyla bu davayı açtıklarını belirterek taşınmazın Hazine adına tescilini talep ettikleri; Hazine'nin aynı taleple açılmış bir davası bulunmadığına ve davacıların Hazine adına tescil isteme hakları da olmadığına göre Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulmasının isabetsiz olduğuna..." değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen dosya davacılarının davalarının ayrı ayrı reddine, çekişmeli 2 numaralı parselin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.