Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4295 K.2025/3483
8. Hukuk Dairesi 2024/4295 E. , 2025/3483 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/98 E., 2023/675 K.
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasındaki yenileme kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
2859 Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun uyarınca 2006 yılında yapılan yenileme kadastrosu sırasında ....... Beldesi...............439 parsel sayılı ve 6.360 metrekare yüzölçümündeki davalı ... oğlu ... ve müşterekleri adına kayıtlı taşınmaz, yeni 186 ada 10 numarası ve 6.367,30 metrekare yüzölçümüyle; davacı ... adına kayıtlı eski 202 ada 1 parsel sayılı ve 672,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmazise yeni 184 ada 7 parsel numarası ve 586,62 metrekare yüzölçümünde tespit edilmiş; yenileme kadastrosu 04.07.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
Eski 439 parsel sayılı iken yenileme sonrası 186 ada 1 parsel numarasını alan taşınmaz taksimen ifraz edilmekle, 186 ada 9 parsel sayılı ve 714,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 01.12.2006 tarihinde İsmail oğlu ... adına tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili 29.02.2008 tarihli dava dilekçesi ile; davacıya ait ............. beldesi 202 ada 1 parsel sayılı 672,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın yenileme çalışması sonrasında 184 ada 7 parsel sayılı ve 586,62 metrekare yüzölçümünde tescil edildiğini, yüzölçümünde oluşan eksilmenin davalı ...'a ait 186 ada 9 parsel sayılı taşınmazı ile yolda kaldığı iddiasına dayanarak ... ile Söğütlü Belediye Başkanlığına husumet yönelterek yenilemede yapılan hatanın düzeltilmesi ile hata ölçüsünde tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... Belediye Başkanlığı hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüyle, davalıya ait ...Beldesi 186 ada 9 nolu parselde 09.03.2011 tarihli fen bilirkişileri ...arafından düzenlenen rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 52,94 metrekarelik alan ile (B) harfi ile gösterilen 32,52 metrekarelik kısımların iptaline ve iptal edilen kısımların davacıya ait aynı yer 184 ada 7 nolu parsele eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ... ile davalı ............ Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.11.2013 tarihli ve 2013/10857 Esas, 2013/11005 Karar sayılı ilamıyla; "yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve üç kişiden oluşacak jeodezi veya fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulu hazır olduğu halde mahallinde keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, zeminde kaybolduğu bildirilen yolun, öncesinde zeminde bulunan sabit noktaların, devamındaki güzergahları ve yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar gözetilerek belirlenmeye çalışılmalı; gösterilen sınırları uzman bilirkişilerce işaret ettirilmelidir. Ayrıca bu harita üzerinde, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinde geçen "kaş (tump)" ile kaşın (tumpun) üstünden veya altından geçmesi halinde yakın konumu ayrı ayrı işaretlenmelidir. Yine, genel kadastro haritası ile orijinal değerleri gözetilmeli ve o tarihteki genel kadastronun dayanağını oluşturan tüm belgeler ve hava fotoğrafları ile memleket haritasından yararlanılarak, genel kadastro sırasında zeminde gösterilen yolun tam yerinin belirlenmesine çalışılmalıdır." gereğine değinilerek Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, yenileme kadastrosunun usul ve kanuna uygun yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.