Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/7607 K.2025/3431

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/7607 📋 K. 2025/3431 📅 06.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/7607 E.  ,  2025/3431 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kadastro Mahkemesi
SAYISI 2014/27 E., 2021/58 K.
KARAR Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü
K A R A R
Kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 57 parsel sayılı ve 177.125,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, vergi kaydı, hibe, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ...ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... oğlu ...vekili dava dilekçesinde; tapu kaydı ve irsen intikal nedenine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve müvekkili adına tescilini istemiştir.
Asli müdahil Hazine vekili müdahale dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın ...uyruklu İbrahim'in iken Bakanlar Kurulu'nun 01.10.1966 tarihli ve 6/7104 sayılı kararı ile ...uyrukluların taşınmazlarına Hazine tarafından el konulduğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı ... ve arkadaşları vekili; dava konusu taşınmazın müvekkillerine ait tapu kaydı kapsamında kaldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen karar argıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gereklerinin yerine getirilmediği belirtilerek; çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgelerin tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla yapılacak keşifte, davalı tarafın dayandığı tapu kaydı ve dayanağı hudut ve yüzölçümü düzeltilmesi dosyasının haritasının uygulanıp kapsamının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmesi, davalı dayanağı tapu kaydının haritasının uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise, davalı dayanağı tapu kaydı ve vergi kaydı ile müdahil Hazinenin dayanağı tapu kaydının uygulanıp kapsamının belirlenmesi, davalı dayanağı tapu kaydının sınırlarında belirtilen demiryolunun hangi tarihte geçtiğinin araştırılması, davalı tapu kaydının kapsamı yönünden kamulaştırma haritasının uygulanması, tapu kaydına kapsam tayin edilirken bilirkişilerce gösterilemeyen hudutlar için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanması, davalı dayanağı tapu kayıtlarının dava dışı 58 ve 59 parsel sayılı taşınmazlara miktarından çok fazla revizyon gördüğü ve davalı dayanağı tapu kaydının yüzölçümü bakımından müdahil Hazine'yi bağlayan miktarının 60 dönüm olduğu hususunun davalı dayanağı tapu kaydının kapsamının belirlenmesinde önemle gözetilmesi, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın her bölümü yönünden kim tarafından neye istinaden ve ne zamandan beri zilyet edildiği ile taksime konu olup olmadığı hususlarına ilişkin maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, taşınmazın niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, davalının belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde taşınmaz iktisap edip etmediğinin sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılması, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının ve vergi kaydının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "davacının ve asli müdahil Hazinenin dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı, davalıların dayandıkları ve çekişmeli taşınmazın tespitine esas olan tapu kaydının ise dava konusu taşınmaz ile birlikte dava dışı 55, 58 ve 59 parsel sayılı taşınmazları kapsadığı, davalıların dayandıkları vergi kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı, Kızıltepe Sulh Hukuk Mahkemesinin 1958/78 Esas ve 1951/26 Karar sayılı davalının dayandığı tapu kaydının yüzölçümünün arttırılması dosyasında Hazine taraf olmadığından dolayı Hazineyi bağlamadığı ancak, Hazinenin komşu mayınlı arazi vasfındaki 58 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmasını davalı taraf dayanak tapu kaydı üzerinden Ağustos 1958 tarihli ve 29 sıra numaralı tapu kaydı ile yapmış olmasından dolayı, bu taşınmazın davalı taraf dayanak tapu kaydı kapsamında kaldığını ve davalı taraf dayanak tapu kaydının 983.812,00 metrekare yüzöçümlü olduğunu kabul etmiş olduğu, zira Hazinenin taraf olduğu Ağustos 1958 tarihli ve 29 sıra numaralı tapu kaydı ile 983.812,00 metrekarelik davalı taraf dayanak tapu kaydının 404 dönümlük kısmının ifraz edilerek kamulaştırıldığı, daha sonraki tarihte yapılan kadastro çalışmaları sırasında ifraz edilen bu 404 dönümlük kısmın mayınlı arazi vasfıyla ve 58 parsel numarasıyla Hazine adına tespit edildiği, Hazinenin Ağustos 1958 tarihli ve 29 sıra numaralı tapu kaydı ile her ne kadar tarafı olmasa da Kızıltepe Sulh Hukuk Mahkemesinin 1958/78 Esas ve 1951/26 Karar sayılı, sınırların tescili ve yüzölçümü artırım kararını kabul ettiğinin anlaşıldığı, çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 108.576,50 metrekarelik kısmının bu krokinin kapladığı alan içerisinde kaldığı, (B) harfiyle gösterilen 68.195,94 metrekarelik kısmının ise krokinin kapladığı alanın dışında kaldığı, bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölüm üzerinde davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, çekişmeli taşınmazın davalıların dayandıkları tapu kaydının kapsamında kalmadığı kabul edilse dahi, taşınmazın tamamı üzerinde davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, mülga 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca zilyedi lehine her bir parça taşınmaz başına 100 dönüme kadar senetsizden taşınmaz tescili yapılacağından, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı tespit malikleri lehine senetsizden taşınmaz edinim koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında davalı ........ ve arkadaşları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup asli müdahil Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince argıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.