Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6324 K.2025/3464
8. Hukuk Dairesi 2024/6324 E. , 2025/3464 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2177 E., 2024/1030 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/2 E., 2022/41 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu ...Mahallesinde kain 1702 ada 34 parsel sayılı, 593,34 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 3303 sayılı Kanunun'un Ek-1. maddesi kapsamında tapu kaydı beyanlar hanesinde, "3303 sayılı Yasa'nın 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı şirketlerince iktisap ve sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği " ve "14/11/1999 tarihinden evvel olmak üzere
Abdullah oğlu ...'in kullanımındadır." "...oğlu ... ölüdür." şerhleriyle ve arsa vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı vekili özetle;...Mahallesinde kain 1702 ada 34 parsel sayılı taşınmazın davalı ... mirasçıları adına yazıldığını ancak dava konusu taşınmazı 30 sene önce satın aldığını, o tarihten beri kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir.
Zonguldak Kadastro Mahkemesinin 2018/137 Esas, 2020/30 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiş, verilen hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2020/1473 Esas, 2021/1049 Karar sayılı ilamıyla yeterli araştırma yapılmadığı gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince; ".... dava konusu taşınmazın iktisap edinme şekli Mahallinde yapılan keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklara sorulmuş, ...'in sattığı kişiden alındığı söylenmiş, Yine Bam kararı doğrultusunda fen ve ziraat bilirkişi raporu alınmış, raporda dava konusu parsel üzerinde 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere fiili hakimiyet sağlar şekilde ekonomik amaca uygun olarak kullanım olduğu bildirildiği görülmüştür. Davalı tarafça dosyaya sunulan belgelerin hali hazırda davalılarca kullanılan 1702 ada 21 parsele ilişkin olduğu bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır. Dava konusu parsel ile davalıların kullanımında olan 1702 ada 21 parselin komşu olduğu, davalılarca dosyaya sunulan senetin de 1702 ada 21 parsele ilişkin olduğu bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Davacı tarafça dosyaya davayı ispatlayıcı bir bilgi, belge sunulmamakla birlikte keşifte dinlenilen tüm mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanı dava konusu taşınmazın 1999 yılındaki kullanıcısının davacı olduğu yönünde olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın beyanlar hanesine 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere .......... oğlu ... kullanımında olduğuna ilişkin şerhin eklenilmesine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme, araştırma ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki;
1- Mahalli bilirkişi olarak dinlenilecek kişilerin tarafsız olmasının gerekeceği kuşkusuzdur. Dosya safahatinde; yapılan yargılama öncesinde Zonguldak Kadastro Mahkemesinin 2018/137 Esas, 2020/30 Karar sayılı dosyasında yapılan keşifte ........." isimli kişinin davacı tanığı olarak dinlendiği, yeniden yapılan yargılama sonucunda eldeki dosyanın keşfinde ise .............’ın mahalli bilirkişi olarak dinlendiği tespit edilmiştir. Dosyada mahalli bilirkişi seçiminin uygun yapılmadığı, bu kişinin tarafsızlığı konusunda şüphe oluştuğu anlaşılmakla mahalli bilirkişi olarak dinlenilmesi usulsüzdür. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince yeniden tarafsız bilirkişi isim listesi istenilip; yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılarak beyanlar arasındaki çelişkiler giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması doğru görülmemiştir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 26. maddesi uyarınca hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Yargılamaya ilişkin bu prensip dikkate alındığında; eldeki davada dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; yapılan yargılama öncesinde Zonguldak Kadastro Mahkemesinin 2018/137 Esas, 2020/30 Karar sayılı dosyasında, dosyaya kazandırılan fen bilirkişi raporunda, davacının talep ettiği alanın raporda (A) harfiyle gösterilen 309.38 m²'lik alan olduğu tespit edilmiş, hatta bu hususta, davacı vekili Zonguldak Kadastro Mahkemesinin 2018/137 Esas sayılı dosyasına sunulan istinaf dilekçesinin sonuç kısmında, bilirkişi raporunda belirtilmiş olan ve (A) harfiyle gösterilen 309.38 m²'lik alanın davacı adına tescilini talep etmiştir. Dolayısıyla davacı vekili tarafından talebin daralttığı anlaşıldığı halde taşınmazın tamamı yönünden hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
Temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.