Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6718 K.2025/3434
8. Hukuk Dairesi 2024/6718 E. , 2025/3434 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/231 E., 2024/1515 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/80 E., 2023/267 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-A maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, ..............Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 2075 parsel sayılı ve 2.140,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2407 ada 4 parsel numarasıyla önce 2.700,59 metrekare, itiraz üzerine komisyon kararıyla 2.250,98 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 2076 parsel sayılı ve 3.360,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 2407 ada 3 parsel numarasıyla önce 3.017,51 metrekare, itiraz üzerine komisyon kararıyla 3.467,12 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili ve müştereklerine ait taşınmazın sınırının yanlış belirlendiğini ileri sürerek, dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; tesis kadastrosundan bu yana uzun süre geçtiğini, davacının talebinin hak düşürücü süre ve zamanaşımına uğradığını, uygulama kadastrosu ile taşınmazların sınırlarında ve mülkiyetinde değişiklik yapılamayacağını, sadece ölçüm hatalarının giderileceğini, davacının sürekli sınırı değiştirmek suretiyle kendisine ait taşınmaz aleyhine genişletme yaptığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazlara ilişkin eski tarihli hava fotoğraflarının incelenmesinde; tesis kadastrosu sınırlarının hava fotoğraflarında tespit edilen sınırlar ile uyumlu olduğu ve tesis kadastrosu sırasında ölçüm ve hesaplama hatasının bulunmadığı, yenileme verileri ile tesis kadastrosu sınırlarının birbiri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği; keşif sırasındaki davacı ve tanık beyanlarından, dava konusu edilen alan içerisindeki evin 2 metrelik kısmının davalıya ait parselde olduğunun beyan edildiği, her ne kadar davacı tarafından bu yer karşılığında başka yerden becayiş yapıldığı yönünde beyanda bulunulmuş ise de iddia edilen yerin dava konusu parseller dışında kaldığı ve bu yerin tanıklarca şüpeye yer bırakmayacak şekilde gösterilemediği ve bu yer verme iddiasının davalı tarafından kabul edilmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece yapılan keşif ve uygulama sonucunda alınan harita bilirkişi heyet raporları ile tesis kadastrosu öncesinde ve buna en yakın 1969 ve 1972 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazlar arasındaki sınırın, tesis kadastro paftasındaki sınır ve uygulama kadastrosunda belirlenen sınırla birebir örtüştüğünün belirlenmesine, 1977 yılında yapılan tesis kadastrosuna ilişkin teknik bilgi ve belgelerde herhangi bir ölçüm veya tersimat hatasının bulunmadığının, uygulama kadastro sırasında da bu teknik bilgi ve belgeleri ile oluşturulan parsel sınırlarının aynen kullanılarak dava konusu parsellerin sınırlarının oluşturulduğu, uygulama çalışmalarında yapılan ölçü ve alan hesaplarında hata bulunmadığının anlaşılmasına, uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacak olmasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazlar arasındaki ihtilafa konu sınırın uzun yıllar ihtilafsız olarak kullanıldığını ve müvekkilinin taraflar arasındaki bu ihtilafsız sınır dikkate alınarak ev yaptığını, tesis kadastrosu sınırının zemindeki gerçek sınırı yansıtmadığını, uygulama kadastrosunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların İlk Derece Mahkemesince gözardı edilerek rapor doğrultusunda davanın reddine karar verildiğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-A maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.