Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4226 K.2025/3260

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4226 📋 K. 2025/3260 📅 24.04.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/4226 E.  ,  2025/3260 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/992 E., 2023/844 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/188 E., 2022/85 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro çalışmaları sonucunda, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 340 ada 12 parsel sayılı 1339,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik vasfıyla 17.08.2020 tarihinde ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 340 ada 12 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi gözetildiğinde taşınmazın orman olup olmadığının araştırılması gerektiğini, zilyetlikle de kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... dava konusu taşınmazın, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesinde tarif edilen, öncesi orman olması nedeniyle, sonradan orman bitki örtüsü kaldırılsa bile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabı mümkün olmayan orman sayılan yerlerden olduğu, bu tür yerlerin imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak iktisabının mümkün olmadığı ..." gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava knusu İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi, 340 ada 12 parselin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... taşınmazın eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı yapılan incelenmesinde, 3116 sayılı Orman Kanunu 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar, 5653 sayılı Kanun, 6831 sayılı Kanun ve 4999 sayılı Kanunlarda tanımlanan orman tarifine uyduğu için 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu ve davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı ..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanık beyanlarından taşınmazın 60 - 70 yıldır özel mülkiyete konu olduğunun, ormanla ilgisinin olmadığının ispatlandığını, ancak bu beyanların dikkate alınmadığını, taşınmazın orman olduğundan tapulama harici kaldığı tespitinin yerinde olmadığını belirterek, bu sebeplerle ve sair nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1. Dava; kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.