Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5039 K.2025/2953

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5039 📋 K. 2025/2953 📅 15.04.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/5039 E.  ,  2025/2953 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/857 E., 2023/1143 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/81 E., 2021/149 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili Merkez ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca 2020 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davalı adına kayıtlı bulunan eski 526 parsel sayılı ve 19.550  m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 111 ada 43 sayılı parsel numarasıyla 21.873,91 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında davalı adına kayıtlı bulunan ... ili Merkez ilçesi ... köyü eski 526 yeni 111 ada 43 sayılı parsel taşınmazın yüzölçümünün komşu tescil harici alandan ekleme yapılması suretiyle arttığını ileri sürerek, eski hale getirilmesine talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... nizaya konu taşınmazların ortak sınırlarının yönetmeliğe göre değişebilir nitelikte olduğu, uygulama kadastrosu sırasında da değişebilir nitelikte olan bu sınırın paftasına göre aynen aktarıldığı, paftasına göre aynen aktarılan sınırın mahalli bilirkişilerin beyanı ve tesise ait hava fotoğrafında da aynen paftadaki gibi olduğu, tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosu arasındaki yüzölçüm farkının taşınmazın kıvrımlarının tam olarak ölçülmemesinden ve zamanın teknolojik hesaplama yöntem farklılığından kaynaklı olduğunun anlaşıldığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... hükme esas alınan teknik raporda, dava konusu 111 ada 43 nolu parselin, tesis kadastrosu ölçümleri sırasında sınırlandırma ve ölçü ve tersimat hatası mevcut olduğu, 2020 yılında yapılan yenileme kadastrosu çalışmalarında alınan sınırlardan, batı yönündeki sınırları eski hava fotoğrafında görülen, çekim tarihinde zeminde kullanılan sınırlara göre doğru değerlendirildiği, dava konusu taşınmazın tesis kadastrosu sırasında alınan sınır ile hava fotoğrafı ve mahalli bilirkişilerin gösterdiği sınırın ile bire bir uyumlu olduğundan pafta sınırının alındığnın tespit edildiği, kadastro paftasına uygun olarak pafta sınırının sabit sınır alınmasının uygun olduğu, 111 ada 74 parselin bu parsel ve çevre parsellerden ötürü yüzölçümünün düşmediği, pafta kayıklığı ve tersimat ve ölçü hatasından dolayı, komşu parseller ile olan müşterek sınırının ekli kroki ve hafa fotoğrafından anlaşılacağı üzere parselin batı, kuzey ve güney sınırındaki 111 ada 74 nolu parsel sınırının kıvrımlarının düzgün ölçülmediğinden düz bir hat ile ölçülerek birleştirildiği ve buna göre de sınırlandırmasının ve yüzölçümü hesabının yapıldığından kaynaklandığının ve diğer hudutlarındaki taşınmazlarla sınırlarında da herhangi bir değişikliğin bulunmadığının ve taşınmazın eski yüzölçümü ile şimdiki yüzölçümü arasında fark olup bu farkında parselin batı, kuzey ve güneyde bu taşınmazın genişleyecek bir yerinin bulunmadığının tespit edildiği, sınırındaki 119 ada 52 nolu parsel sınırındaki 111 ada 74 nolu parselin sınırlarının düzgün ölçülmediğinden kaynaklandığı, genişleyecek yerinin de bulunmadığı, toprak tevzi haritası bulunmadığının belirtilmiş olduğu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.