Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/6260 K.2025/2686
8. Hukuk Dairesi 2023/6260 E. , 2025/2686 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1155 E., 2023/1155 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/45 E., 2022/23 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Balıkesir ili, Bigadiç ilçesi, ... mahallesinde 6831 sayılı Orman Kanununagöre orman kadastrosu ve 2/B uygulaması 05.04.1988 tarihinde ilan edilmiş, yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma çalışmasının 17.03.2021 ila 15.04.2021 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Balıkesir ili Bigadiç ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesine göre yapılan sayısallaştırma çalışmalarına itirazlarının kabul edilerek çalışmaların iptali ile sayısallaştırmanın kesinleşmiş orman kadastro sınırları ile uyumlu hale getirilerek dava konusu taşınmazın orman olan kısımlarının tapu kaydının iptali ile Yarbaşı Devlet Ormanına tevhid edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu yerin 1988 tarihli tapu kaydına dayanılarak kesinleşen 19.04.1988 tarihli ilk tesis kadastrosuyla tapuda tescilli olduğu, orman sınırlarının tespitine ilişkin orman kadastrosu çalışmalarının ise tesis kadastrosundan sonra 08.03.1989 yılında kesinleştiği, kesinleşen tutanak uyarınca sicil oluşan taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıkların Kadastro Mahkemelerinin görev ve yetki kapsamı dışında kaldığı, uyuşmazlık konusu yere ilişkin vasıf tayini ve mülkiyet tartışmasının sayısallaştırmaya itiraz davasında görülemeyeceği hususu da gözetilerek davacının mülkiyete yönelik iddiası yönünden davanın tefrikine, sayısallaştırmaya itiraza yönelik davanın askı ilan süresi içinde ikame edildiği bununla birlikte davalının hak düşürücü süreye ilişkin itirazının ise mülkiyet iddiasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği kanaati ile davacının kadastro sayısallaştırma işlemine yönelik talebi yönünden davanın reddine, dava konusu 135 ada 35 parsel nolu taşınmazın kadastro tespiti gibi 28.86 metrekare yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline, Kadastro Müdürlüğünün davada taraf sıfatı olmadığından kendisine karşı açılmış olan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yöntemine uygun olarak teknik verilere dayalı olarak düzenlenen teknik bilirkişi raporu dikkate alındığında yapılan sayısallaştırma çalışmalarında herhangi bir tersimat, ölçü ve sınırlandırma hatasına rastlanılmadığının bildirilmesi, öte yandan çekişmeli taşınmazın tüm komşularının gerçek kişiler adına tapuya kayıtlı taşınmaz olup hali hazırda orman vasfıyla kayıtlı bir taşınmaz ile komşu bulunmamasına, bu durumda komşusu orman olmayan bir taşınmazın eldeki davanın konusu sayısallaştırma çalışması sırasında orman sınırları lehine genişlediğinden bahsedilemeyeceğine, kaldı ki çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı yönündeki iddianın ise mülkiyet ihtilafına yönelik olmakla eldeki davada tartışılamayacak olmasına ve Mahkemece de mülkiyet ihtilafı yönünden görevsizlik kararı verilmesine, öte yandan dava dilekçesinde yer alan anlatım ve husumetin ayrıca gerçek kişiye yöneltilmesi gözetildiğinde davalı Kadastro Müdürlüğüne husumet izafe edilemeyecek olup bu davalı yönünden de husumet yokluğundan redde karar verilmesine göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde,
1. Kadastro Müdürlüğünün de hasım gösterilebileceğine ilişkin Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.12.2017 tarihli ve 2015/12934 Esas, 2017/8416 Karar sayılı emsal ilamı bulunduğunu,
2. Dava konusu taşınmazlar orman vasfında olduğunu, Anayasamızca ormanların kullanımı ve sahipliğinin kimseye verilemeyeceğini, taşınmazların bitki örtüsü, toprak yapısı ve eğim itibarıyla orman vasfında olduğunu, sayısallaştırma çalışmalarının usulüne uygun yapılmadığını ve bu çalışma ile orman varlığının yüzölçümünün eksiltildiğini, sayısallaştırma işleminin hatalı olduğunu,
3. İlk Derece Mahkemesi ve istinaf mahkemesinin eksik inceleme ve araştırma yaptığını, bilirkişi raporlarının karar vermeye yeterli olmadığını ve davanın kabulü gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesine göre yapılan sayısallaştırma kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.