Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4980 K.2025/2523

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4980 📋 K. 2025/2523 📅 25.03.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/4980 E.  ,  2025/2523 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1592 E., 2023/1595 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/111 E., 2019/190 K.
Taraflar arasındaki dava, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca satışı yapılan taşınmazın tapuya kayıdının iptali olup yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davacının beyanlar şerhi verilmesi ve tapu iptal tescil talebinin reddine, davacı ... zilyetliğin tespiti talebinin reddine, davacılar ... ve ...'ın zilyetliğin tespitine yönelik talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili, davalı ... ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekili, davalı ... vekili kabulü ile kararın kaldırılmasına davacıların davasının reddine, davacı ... zilyetliğin tespiti talebinin reddine, davacılar ... ve ...'ın zilyetliğin tespiti talebinin davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1882 ada 63 parsel sayılı, 848,41 metrekare mesahalı, bahçe vasıflı taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, "İşbu taşınmaz bahçe olarak 62 yıldan beri ... oğlu ...'nun kullanımındadır" şerhi ile birlikte Hazine adına tespit ve tescil edildiği, 16.01.2014 tarihinde 6292 sayılı Kanun kapsamında ... adına kaydedildiği, akabinde de 03.07.2014 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereği satış sonucu ... adına tescil edildiği, 1894 ada 22 parsel sayılı, 1.015,34 metrekare mesahalı, bahçe vasıflı taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, "İşbu taşınmaz bahçe üzerindeki 1 katlı kargir ev ve depo 35 yıldan beri ... oğlu ...'nun kullanımındadır." şerhi ile birlikte Hazine adına tespit ve tescil edildiği, 16.01.2014 tarihinde 6292 sayılı Kanun kapsamında ... adına kaydedildiği, akabinde de 14.07.2014 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereği satış sonucu ... (... tarafından verilen muvafakatname ile) adına tescil edildiği, 1894 ada 25 parsel sayılı, 428,11 metrekare mesahalı, bahçe vasıflı taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, "İşbu taşınmaz bahçe olarak 35 yıldan beri ... oğlu ...'nun kullanımındadır." şerhi ile birlikte Hazine adına tespit ve tescil edildiği, 16.01.2014 tarihinde 6292 saylı Kanun kapsamında ... adına kaydedildiği, akabinde de 18.07.2014 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereği satış sonucu ... (... tarafından verilen muvafakatname ile) adına tescil edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 5831 sayılı Kanun kapsamında yapılan kadastro tespiti sırasında ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1882 ada 63 parsel, 1894 ada 22 parsel ve 1894 ada, 25 parsel taşınmazların kullanıcısı olarak davalı ...'nun adı yazıldığını, dava konusu taşınmazlar uzun yıllar müvekkillerin muris dedesi ... tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığını, imar ve ihya edildiğini, 03.04.1987 tarihinde muris ...'ın ölümü ile taşınmazın zilyetliği miras yolu ile müvekkillere ve davalının annesi ...'na (...) intikal ettiğini ve bugüne kadar da mirasçılar arasında herhangi bir paylaşım yapılmadığını, bu nedenle dava konusu taşınmazların muris ...'dan intikal ettiğinin tespiti ile müvekkillerin miras payları oranında tapuda beyanlar hanesine isimlerinin yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazların evveliyatının davacılar ... ve ...'ın kök murisleri olan ...'ın kullanımında olduğu, onun ölümü sonrası taşınmazı kızının kullanmaya devam ettiği, kök murisin mal paylaşımının yapılmadığı, bu anlamda ekonomik amaca uygun zilyetliğin ... mirasçılarına ait olduğu bildirilerek davacılar ... ve ...'ın zilyetliğe yönelik açmış oldukları davaların kabulüne, davacı ... ise mirasçı olduğunu ispatlayamadığından davasının reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili, davalı ... vekili davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili istinaf esastan reddine, davalı ... vekili, davalı ... vekili kabulü ile kararın kaldırılmasına davacıların davasının reddine, davacı ... zilyetliğin tespiti talebinin reddine, davacılar ... ve ...'ın zilyetliğin tespiti talebinin davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz edilmiştir.
Dava kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen ve 6292 sayılı Kanun uyarınca satışı yapılan taşınmazın tapuya kayıdının iptaline ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.