Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4759 K.2025/2431

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4759 📋 K. 2025/2431 📅 24.03.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/4759 E.  ,  2025/2431 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2716 E., 2023/1560 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/223 E., 2018/418 K.
Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdidi içinde kalan taşınmazların tapu iptali ve tescili istemine ilişkin yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda 04.09.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 Sayılı Kanun uyarınca yapılan Orman Kadastrosu ile 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Yörede arazi kadastrosu 1977 yılında yapılmıştır. Bu çalışmalarda dava konusu taşınmaz; 57 sıra nolu vergi kaydına istinaden .. ..., ...ve ... adına 27.04.1977 tarihinde tespit görmüştür. Daha sonra mirasçılar arasında yapılan taksim ile 21.11.1197 tarihinde 405, 406 ve 407 parsellere ayrılmıştır.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 407 parsel nolu taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığını, orman niteliğinde olduğunu, gerekli ilanların yapılarak 6 aylık hak düşürücü sürenin geçtiğini, kesinleşme tarihinden itibaren genel mahkemeye dava açılmasına ilişkin 10 yıllık sürenin geçtiğini, belirterek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, karar idare lehine sonuçlandığında İİK '28. maddesine göre işlem tesisine, varsa taşınmaz üzerinde bulunan her türlü bina ve tesisin kal'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemecesince yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu taşınmaz her ne kadar tarım arazisi niteliğinde ise de, 2 Orman Yüksek Mühendisi ve harita mühendisi bilirkişiler ile yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre, kesinleşmiş orman tahdit haritası içerisinde kaldığı, orman kadastro işlemine karşı hak sahibi ilgililerin itirazda bulunmadıkları" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda Orman Kadastrosu dava konusu parseller için yok hükmünde olduğunu, dava konusu olan ve Orman İdaresinin sonradan sunduğu tutanakların usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı ve ilan edilip edilmediğinin incelenmediğini, idarenin bu kadastro çalışmaların keyfiyetten yaptığını ve bunun akabinde bir çok taşınmaz malikini mağdur ettiğini, idareye bu çalışmada yaptığı eksikliklerin nedenini sorulmadığını, mahkemece eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile hüküm oluşturulduğunu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonunda; "çekişmeli taşınmazın, kesinleşen harita ve tutanaklara göre kesinleşen tahdit içinde kalan yerlerden olduğu anlaşılmasına göre dava konusu taşınmazın orman olarak hazine adına tesciline karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
Davalılar vekili istinaf gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. Maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.