Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1141 K.2025/2443
8. Hukuk Dairesi 2023/1141 E. , 2025/2443 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/60 E., 2021/376 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü kısmen reddi
Taraflar arasında kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 5602 sayılı Tapulama Kanunu'na göre 1964 yılında yapılan tapulama çalışması sonucunda eski 529 yeni 109 ada 5 parsel sayılı taşınmaz fundalık ve koruluk vasfı ile davalıların murisi adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü Uçuk mevki eski 529 yeni 109 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapuda davalılar murisi adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın kısmen orman tahdit sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman olan kısmının orman vasfı ile Hazine adına tesciline ve davalıların orman olan kısma elatmalarının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece (Yalova 1. Asliye Hukuk) Mahkemesinin 10.07.2012 tarih, 2010/441 Esas, 2012/318 Karar sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazın %45 meyilli olduğu, üzerinde meşe ve kestane ağaçlarının bulunduğu, orman sınırları içerisinde kalan ve orman sayılan yer olduğu gerekçesiyle verilen davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalıların müdahalesinin men'ine dair ilk hüküm, bir kısım davalılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.04.2013 tarih 2013/294 Esas, 2013/4766 Karar sayılı ilamıyla; "... bilirkişi raporunda 1982 yılında kesinleşen aplikasyon haritası uygulanmak suretiyle taşınmazın tamamının orman sınırı içinde kaldığının belirtildiği, ancak taşınmazın çap örneği ve orman kadastro haritasında kuzey batı ucunun orman kadastro sınırı dışında kaldığı, orman kadastro tutanaklarından, yörede 3116 sayılı Kanun'a göre bir çalışma yapıldığının anlaşıldığı açıklanarak, bu çalışmaya ait harita ve tutanakların da getirtildikten sonra bir harita kadastro mühendisi ile bir orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, hem 3116 haritası, hem de 1982 ve 1993 yıllarında yapılan orman kadastro çalışmalarına ait haritalar ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek, sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıkta en az 10 ya da 12 orman sınır noktası gösterilecek biçimde, çekişmeli taşınmazın her üç tahdit hattına göre konumunun ayrı ayrı belirlenmesi, taşınmazın tahdit içinde kalan bölümleri yönünden tapu kaydının iptaline ve orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi, davanın açıldığı tarihte taşınmazın halen davalılar adına tapuda kayıtlı olduğu, taşınmazda haksız bir tasarruf ve elatmadan söz edilemeyeceği, elatmanın önlenmesine ilişkin talebin reddedilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde verilen, ... ili ... ilçesi ... köyü 109 ada 5 parselde kayıtlı taşınmazın (A) ile gösterilen 499,76 m² ve (B) ile gösterilen 14207,34 m²lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile eylemli orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, men'i müdahaleye ilişkin talebin reddine ilişkin önceki karar, bir kısım davalılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.11.2019 tarih, 2018/1572 Esas, 2019/6904 Karar sayılı ilamıyla; "... Hükmüne uyulan bozma ilamında açık bir şekilde taşınmazın tahdit içinde kalan bölümleri yönünden tapu kaydının iptaline ve orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi gereğine değinildiği, mahkemece taşınmazın tamamının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, uzman orman ve fen bilirkişisinin orman kadastrosuna ait harita ve tutanakların yöntemince uygulanması sonucu, 17.12.2014 tarihli fen bilirkişi raporuna göre taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün 3116 sayılı Kanun'a göre yapılıp kesinleşen orman tahdidinde, kesinleşmiş orman sınırları içinde olduğu, sonraki tarihte yapılan 2/B çalışmasına konu edilmediği, ilk orman tahditinden beri orman sınırları içinde kalmaya devam ettiği anlaşılmakla bu bölüm yönünden tapu iptali ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak (A) ile gösterilen bölümünün baştan beri tahdit dışında olduğu, sonraki tarihli orman kadastrosunda da orman sınırları içine alınmadığı ve (A) harfiyle gösterilen bölümün tahdit dışında kaldığı açıklanarak, bu bölüm hakkında davanın kısmen reddine karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... (A) ile gösterilen bölümünün baştan beri tahdit dışında olduğu, sonraki tarihli orman kadastrosunda orman sınırları içine alınmadığı, davalı tarafından dava konusu taşınmazda dava tarihine kadar tapu kaydına dayanılarak tasarruf edildiği, bu tarihe kadar çekişmeli taşınmaza davalı tarafından haksız elatmanın söz konusu olmadığı ..." gerekçesiyle (A) bölümü hakkında açılan tapu iptali ve tescil istemli davanın reddine, davacı ... İdaresinin müdahalenin önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ...'e iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.