Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/7622 K.2025/2371

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/7622 📋 K. 2025/2371 📅 20.03.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/7622 E.  ,  2025/2371 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/550 E., 2022/917 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/367 E., 2021/434 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Giresun ili Görele ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 147 ada 10 parsel sayılı 25.780,89 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar; kadastro çalışmaları sırasında maliki oldukları Giresun ili Görele ilçesi ... köyünde kain 147 ada 1 parsel içerisindeki taşınmazın Hazine adına tapuya tespit ve tescil edildiğini, sınır komşusu olan bir kısım taşınmazlarda kadastro çalışmaları sırasında orman vasfı ile Hazine adına tespit görmüş iken Görele Kadastro Mahkemesinin 2008/93 Esas 2011/107 Karar sayılı dava dosyası ile kadastro tespitinin iptaline karar verildiğini, söz konusu dava dosyasında yer alan taşınmazlarla kendi taşınmazlarının bitki örtüsünün aynı olduğunu, malikleri ile akrabalık bağı olduğunu, dava konusu 147 ada 10 parselin babaannesi ... ...'ndan gelmekte iken taksim ile babası ...'a ve babasından da ..., ... ve ...'a kaldığını, dava konusu taşınmazın üzerinde fındık bahçesi olduğunu ve orman bitki örtüsü ile alakası olmadığını, dava konusu 147 ada 11 parselin ise amcası ...'ın eşi ...'ye ait iken 1999 yılında mirasçılarından satın aldığını, ancak eski tapu kaydını şu an bulamadığını, dava konusu taşınmazın üzerinde fındık bahçesi olduğunu, evvelinde kıraç arazi iken hayvan otlatıldığını, ayrıca dava konusu taşınmaz üzerinde meyve ağaçlarının olduğunu, orman bitki örtüsü ile alakasının olmadığını, dava konusu taşınmazları 100 yılı aşkın süredir tarım arazisi olarak murisi evvellerinin ve kendilerinin bahçe vasfıyla idare ve tasarruf ettiklerini beyan ederek, dava konusu 147 ada 11 parselde yer alan taşınmazın tapu kaydının iptali ile ...adına, dava konusu 147 ada 10 parselde yer alan taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/2 oranında ... Uygun, 1/2 oranında ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; orman mühendisi bilirkişiler ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından ayrı ayrı hazırlanan raporlardan davacının talep ettiği dava konusu taşınmazın kadimden gelen ziraat alanı niteliğinde olduğu, dava konusu alanın ormanla, Hazineyle, Köy Tüzel Kişiliği ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, dava konusu alanın ziraat ve fındık alanı niteliğinde olduğu, üzerinin tamamen fındık plantasyonları ile kaplı olduğu, en eski tarihli hava fotoğraflarında da dava konusu alanların üzerlerinin tarla ve otlak plantasyonları ile kaplı olduğunun gözüktüğü, ayrıca eski tarihli yöreye ait hava fotoğraflarının stereoskop altında yapılan üç boyutlu incelemelerinde dava konusu alanın ziraat arazisi niteliğinde olduğu, ziraat alanı niteliğindeki alanlar içerisinde yer aldığının tespit edildiği, bu nedenlerle dava konusu alanın orman sayılmayan yerlerden olduğu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere, dava konusu taşınmazın murislerinden geldiği ve davacılara kaldığı, bu taşınmazda murislerinin ve davacıların kullanımlarının 20 yıldan fazla süredir olduğu, delil olarak sunulan tapunun malikinin davacıların amcası olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Giresun ili Görele ilçesi ... köyünde kain 147 ada 10 parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile aynı adada son parsel numarası verilmek suretiyle 1/2 hissenin davacı ..., 1/2 hissenin davacı ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davalılar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman ve fen bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesine, uzman jeodezi ve fotogrametri bilirkişinin çekişmeli taşınmazın 1960, 1984 ve 2007 tarihli memleket haritaları ile 1946 ve 1955 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi neticesinde, taşınmazın fındık bahçesi niteliğinde olduğunun belirtilmesine, ziraat bilirkişisinin davalı alanın bir dekarında ortalama 65-77 adet fındık ocağının bulunduğunu ve fındık ocaklarının en az 65-77 adet olduğunun belirtilmesine, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde, davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gibi, davacı dayanağı olan Mart 1335 ve 192 sıra nolu tapu kaydında davacı murisi ...'nın payının yapılan taksimde davacı murisi ...'e ve akabinde davacılara taksimen kaldığı anlaşılmış olup, buna göre yapılan değerlendirmede Görele Kadastro Mahkemesinin 2008/93 Esas, 2011/107 Karar sayılı ilamında, 13.10.2006 tarihli ve 12 sıra nolu tapu kaydına dayanarak dava açan Mehmet Zeki Günay'ın davasının kabulüne ilişkin ilamın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.04.2012 tarihli ve 2012/143 Esas, 2012/5914 Karar sayılı ilamı ile tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığının kabul edilmiş olması ve bu tapu kaydı ile davacının dayanağı olduğu belirttiği 15.06.1964 tarihli ve 118 nolu tapu kaydının kök tapu kaydı olan Mart 1335 ve 192 sıra nolu tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığının belirlenmesine göre, davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.