Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6012 K.2025/2344
8. Hukuk Dairesi 2024/6012 E. , 2025/2344 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/549 E., 2024/1611 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/258 E., 2021/180 K.
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca satılan taşınmaz hakkında tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kullanım kadastrosu sonucunda Mersin ili Erdemli ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 219 ada 9 parsel sayılı 3.465,39 metrekarelik yüzölçümündeki taşınmaz tutanağının beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, taşınmaz ve üzerindeki bahçenin ...'nın kullanımında olduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda taşınmazın krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.566,71 metrekarelik bölümü ile üzerindeki limon ağaçlarının davacı ...'nın; krokisinde (B) ile gösterilen 1.898,76 metrekarelik bölümü ile bu bölüm üzerindeki limon ağaçlarının ise davalı ...'nın kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla vasfıyla hükmen Hazine adına tescil edilmiş; akabinde 06.11.2013 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satışlar sonucunda taşınmazın 63292/115513 payı ...; 552221/115513 payı ise ... adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı vekili 28.10.2020 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; çekişmeli 219 ada 9 parsel sayılı taşınmaza tapuda kayıtlı olduğu şekliyle hissedar olduğunu, tapu bilgilerine göre müvekkilinin taşınmazın 52221/115513 hissesine malik olduğunu, 06.11.2013 tarihinde satın alma suretiyle edinildiğini, müvekkilinin fiili olarak kullandığı alan tapuda yazıldığı halinden farklı ve fazla olduğunu, uzun yıllardır malik sıfatıyla davacı müvekkilinin bu taşınmazı ekip biçtiğini, şu anda da anılan parselde kendi adına kayıtlı hisse dışında yaklaşık 310 metrekarelik alanın daha davacının zilyetliğinde bulunduğu iddiasına dayanarak davalı adına kayıtlı olan 1.876,38 metrekarelik alanın 309,67 metrekarelik kısmının davalı üzerindeki tapusunun iptali ile müvekkilinin adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, çekişmeli taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca dava tarihinden önceki bir tarihte hak sahibi olduğu belirlenen davacı ve davalıya satılarak bu kişiler adına tapuya tescil edildiği, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaza ilişkin davanın dinlenebilmesi için davanın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazineye yöneltilerek açılması gerektiğinden ve taşınmazı satın alan kişi adına tapuya tescil edilip mülkiyet belirlendikten sonra açılacak işbu tapu iptali tescil davasının dinlenmesi imkanı bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.