Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4587 K.2025/2330
8. Hukuk Dairesi 2023/4587 E. , 2025/2330 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1064 E., 2023/927 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/148 E., 2021/136 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... AŞ (TEDAŞ) vekili ve davalı/karşı davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TEDAŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; kesinleşen orman tahditine dayalı tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Isparta ili ... ilçesi ... köyü, 246 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın tapuda davalılar ve murisleri adına tarla vasfıyla kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazın yer aldığı Isparta Davraz Serisi Devlet ormanının tahdit ve kadastro çalışmaları 1973 yılında bitirildiğini ve burada orman tahdit sınırları 05.09.1974 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 2/B çalışmaları da yapıldığını, söz konusu taşınmazın 2/B uygulamasına konu olmadığını, aynı zamanda taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde davalılar ... ve TEDAŞ lehine şerhler bulunduğu, kamu malı olan Devlet ormanlarının özel mülkiyete, muhtesat şerhine konu olamayacağını, bu şerhlerin kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle tapu kaydına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı kanun) 1010 maddesine istinaden taşınmazın iyiniyetli 3. kişilere devir ve temliki ile üzerinde ayni hak tesisinin önlenmesi amacıyla karar kesinleşinceye kadar teminat alınmaksızın ihtiyati tedbir konulmasına, tapuda davalılar ve murisleri adına kayıtlı 246/5 numaralı parselin tapusunun (ekli krokide belirtilen bölümünün) iptali ile orman vasfıyla hazine adına kayıt ve tesciline, dava lehlerine sonuçlandığında 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 28 nci maddesi gereğince işlem yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı ... vekili mahkemeye verdiği cevap dilekçesi ile; açılan davanın yerinde olmadığını, davacı tarafın davasının kabulü için taşınmazın bir kısmının veya tamamının kesin olarak orman tahdit sınırları içinde kalıp kalmadığı, taşınmazın konumu ve vaziyeti itibarıyla orman vasfında olup olmadığının kesin olarak tespiti halinde mümkün olduğunu, bunun için Mahkemece inceleme yapılması gerektiğini, taşınmazın orman tahdit hattına sınır olmakla beraber tahdit haritası dışında kalması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın orman vasfında olmadığını, zira fiili olarak taşınmazın tarla vasfı ile kullanıldığını, karşı dava yönünden ise; taşınmaz her ne kadar tapu kaydında tarla vasfı ile görünüyor ise de aslında arsa vasfında olduğunu, taşınmazın Burdur-Isparta şehirler arası yoluna sıfır noktada olup, ticari ve turistik tesis yapımına uygun olduğunu, etrafının meskun mahal olup, yol, su, elektrik, çöp toplama hizmetlerinden yararlandığını bu nedenle değerinin bu hususlar dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle davacı karşı davalı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise dava konusu taşınmazın orman kadastrosundan evvel tapulama çalışmasında kişi adına tespit ve tescil edilmiş olması karşısında davalı Maliye Hazinenin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ve taşınmazın değeri keşif ile tespit edildiğinde arttırmak kaydıyla 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci madde uyarınca müvekkiline şimdilik 5.000,00 TL tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; dava konusu 246 ada 5 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda belirlendiği üzere (C) harfi ile gösterilen 65.826,73 m2’lik kısmının kesinleşen orman tahdidine göre orman alanında kaldığı ve davalılar adına kayıtlı olduğu göz önüne alınarak; davacının davasının kabulüne, Devlet Ormanları Anayasanın 169 uncu maddesi amir hükmüne ve 6831 Sayılı Orman Kanunu'na göre özel mülkiyete, muhtesat şerhine konu olamayacağından taşınmaz üzerinde vaki davalı ... lehine 24.05.2017 tarih ve 7782 yevmiye numaralı şerhin ve davalı TEDAŞ'ın 26.03.2019 tarih ve 4583 yevmiye numaralı şerhin kaldırılmasına, davalı/karşı davacı tarafından usulüne uygun olarak açılmış bir dava olmadığı anlaşılmakla, karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Verilen karar davalı TEDAŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından asıl dava yönünden istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; Dosya içerisinde bulunan fen ve orman bilirkişisi raporuna göre dava konusu olan parselin (C) ile işaretli 65.826,73 m²'lik kısmının orman olduğu ve tahdit sınırları içerisinde kaldığı, bu kısmın eğiminin % 5-25 arasında değiştiği, yine bu kısım üzerinde 10-15 yaşlarında karaçam ve sedir ağaçları kaplı bulunduğu, toprak muhafaza karakteri taşıdığı gibi toprak yapısının çevre orman alanları ile aynı özelliği taşıdığı, buna göre davaya konu taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro çalışmalarına göre bu kısmın orman alanı içinde kaldığının belirlendiği kesinleşmiş orman sınırlaması ve 2/B çalışması bulunan yerlerde, bir yerin orman olup olmadığının öncelikle orman kadastro harita ve tutanaklarının zemine uygulanması ile tespit edileceği, bu nedenle hava fotoğrafı incelemesine gerek olmadığı gibi bilirkişi raporuna göre bu kısmın eylemli orman olduğu, dosya içerisinde 1990 ve 1973 yılındaki çalışmalara ilişkin tutanak bulunduğu, orman kadastro çalışmalarına açılmış bir itiraz davası da olmadığı, orman olan yerin özel mülke konu olamayacağı bu konuda zamanaşımı da işlemeyeceği, kesinleşmiş kamulaştırma bulunmadığı, tahdit sınırları içindeki tapu kayıtlarının değerlerini yitireceği ve tüm şerhlerden ari olarak orman vasfı ile Hazine adına tescil olunacakları, anlaşıldığından yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Verilen karar, Davalı TEDAŞ vekili tarafından usul ve Kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı TEDAŞ vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.