Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5427 K.2025/2223

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/5427 📋 K. 2025/2223 📅 17.03.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/5427 E.  ,  2025/2223 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/277 E., 2020/283 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Taraflar arasında görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde; Antalya ili, Serik ilçesi, ... beldesi, ... Mahallesi, Bozen mevkiinde bulunan, doğusu Kemal Önal zeytinliği ve 79, 80, 81 nolu OS noktaları hattı, batısı Pınargözü yolu ve 216 nolu tapulama parseli, güneyi ... Mahallesi stabilize su deposu yolu ve kuzeyi Vasfi Önal zeytinliği ile çevrili yaklaşık 3.000 metrekare yeri tarım arazisi ve zeytin bahçesi olarak kullandığını, bu yerin köy toplu arazileri içerisinde olduğunu, zilyetlik ve tasarrufunun herkes tarafından bilindiğini, 1967 yılından bu yana nizasız ve fasılasız kullandığını, 1990 yılında kesinleşen kadastro çalışmalarında da bu yerin orman sınırları dışında bırakıldığının tespit edildiğini belirterek, taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 13.01.2014 tarihli orman bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen 912,059 metrekarelik kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfiyle gösterilen 1632,187 metrekarelik kısma ilişkin talebin reddi ile davalı Hazinenin talebinin kabulüne ve belirtilen yerin "orman vasfı" ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar vermiş, hüküm davalılar Hazine ile Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi, 4721 sayılı Medeni Kanun'un 713/3. maddesi uyarınca, tescil davalarının Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılması gerektiği, 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) 1/2. maddesi ile ... sınırlarının il mülkî sınırları olarak genişletildiği, bu sınırlar içinde kalan köy ve beldelerin tüzel kişiliklerinin sona ererek bağlı bulundukları ilçe belediyelerine mahalle olarak katıldıkları, bu nedenle, büyükşehir sınırları içinde yer alan Gebiz beldesinin tüzel kişiliğinin sona erdiği, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanun hükümleri ve 6360 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, Gebiz beldesinin bağlı bulunduğu ... ve Serik Belediye Başkanlığının huzuruyla davanın görülmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, taraf sıfatının dava şartı olup resen gözetilmesi gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına göre memleket haritaları, hava fotoğrafları ve amenajman haritalarının incelenmesinde, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmı üzerinde bulunan ibreli orman ağaçlarının 1981-1992 yılları arasında açma yapılarak temizlendiği, öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmasının toprağının orman olma niteliğini değiştirmeyeceği, (A) harfi ile gösterilen kısma ilişkin ise zeminde açma emarelerine rastlanmadığı, zeytin ve meyve ağacı dışında başka ağaç bulunmadığı, 1990 yılında yapılan orman kadastrosundaki tespit gibi orman sayılmayan yer olduğunu bildiren rapora itibar edildiği, bu kısım yönünden davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 07.12.2018 tarihli bilirkişi heyet raporu ile 07.12.2018 havale tarihli gerekçeli karara ek fen bilirkişisi raporunda koordinatları belirtilen haritada (A) harfi ile gösterilen 912,06 metrekare taşınmaza ayrı bir parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, haritada (B) harfiyle gösterilen 1.632,19 metrekarelik kısma yönelik talebin reddi ile bu yerin 4721 sayılı Kanun'un 713/6. maddesi gereği orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Davalı ... İdaresi vekili, Devlet ormanlarının özel mülkiyete konu olamayacağı ve zilyetlikle kazanılamayacağının Anayasa ve ilgili diğer yasalarla hüküm altına alındığını, 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinde belirtilen şartların davacı tarafından tam olarak sağlanıp sağlanmadığı hususunda araştırma yapılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, bu gibi yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabının mümkün bulunmadığını, yasal şartları haiz imar ve ihyasının oluşmadığını, sadece ham toprağın sürülmesi ya da taşları temizlenmiş bir yerde bina ve duvar yapılması, ağaç dikilmesinin bir emek ve masraf gerektirmesine rağmen imar-ihya sayılamayacağını, taşınmazın tamamen orman vasfında olup Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak, çekişmeli taşınmazın bilirkişi heyetinin 07.12.2018 tarihli raporu ekinde yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen 912,06 metrekarelik kısmının bilirkişi heyet raporundan ve dosya kapsamından zeytinlik niteliğinde olduğu anlaşıldığından, bu nitelikle davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturabilecek şekilde vasıf belirtilmeden davacı adına tesciline karar verilmiş olması isabetsiz olup, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1-A) numaralı bendinde yer alan "davacı Muammer Önal adına" ibaresinden sonra gelmek üzere "zeytinlik vasfı ile" ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.