Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5397 K.2025/2168

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/5397 📋 K. 2025/2168 📅 17.03.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/5397 E.  ,  2025/2168 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1816 E., 2023/664 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/68 E., 2021/132 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce ilk olarak 1947 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosu, 1980 yılında 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 sayılı Kanun) ile değişik 2 nci madde uygulaması, sonrasında yine 25.03.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun kapsamında aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı ... ... dava dilekçesinde özetle; Körfez ilçesi ... mahallesinde bulunan 3388 ada 1 parseli 1995 yılından beri hayvan merası olarak ve tarımsal amaçla kullandığını, taşınmaz üzerinde arı kovanlarının ve çelik konstrüksiyonun olduğunu, yapılan kadastro tespitinin hatalı olduğu belirterek taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde özetle; Körfez ilçesi ... mahallesinde bulunan 3388 ada 1 parsel ile 3364 ada 1 parsel sayılı taşınmazların murislerinden kendine intikal ettiğini, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin 50 yıl önceye dayandığını, yapılan tespitin hatalı olduğunu beyan ederek bahsi geçen taşınmazların adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmaz başında keşif gününde yapılan gözlemde dava konusu taşınmazda hali hazırda herhangi bir tarımsal faaliyetin icra edilmediği, taşınmazın taşlık ve çalılık olarak göründüğü tespit edilmiştir. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi tanıkları davacı ...'nin, dinlenen birleşen dosya davacısı ...'ın tanıkları ...'ın kullanımından bahsetmiş iseler de tüm tanıklar taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyetin icra edilmediğini beyan etmişler. Ziraat bilirkişi kurulu raporunda da taşınmaz üzerinde imar ihyanın tamamlanmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenlerle dava konusu taşınmaz üzerinde tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yılları baz alındığından imar ihyanın gerçekleşmediği, taşınmaz üzerinde uzun yıllardır tarımsal herhangi bir faaliyetin icra edilmediği, taşınmaz üzerinde hiç kimsenin ekonomik amaca uygun bir kullanımı olmadığı anlaşıldığından kadastro tespitinin yerinde olduğu ve taşınmazın ham toprak vasfında olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, Kocaeli ili Körfez ilçesi ... mahallesinde bulunan 3388 ada 1 parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince,"Mahkemesince yapılan keşif sonucu dinlenen mahalli bilirkişi ve ziraat bilirkişi raporunun birbirini destekler beyanları kapsamına göre dava konusu parsel üzerinde her hangi bir zirai faaliyetin olmadığı, yer yer çalılık olduğu, ekonomik amaca uygun bir kullanımın olmadığı, imar ihya koşullarının oluşmadığı, davacının da taşınmazı otlak olarak kullandığını beyan etmesi kapsamında otlak olarak kullanımın imar ihya kapsamına girmediği, tarımsal faaliyetin olmadığı, tespit tarihi itibariyle davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıdaki açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.