Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5285 K.2025/2173

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/5285 📋 K. 2025/2173 📅 17.03.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/5285 E.  ,  2025/2173 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/11 E., 2022/9 K.
KARAR : Davanın kabulü/reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazinenin davasının kabulüne, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, Terme Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/238 Esas sayılı dosyasına verdiği 16.06.2003 tarihli dilekçesiyle, Temmuz 1989 tarihli ve 18 no.lu tapu kaydı ile davalılar adına kayıtlı olan taşınmazların, P.VI parsel numarası verilerek 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan alanda kaldığı iddiasıyla, tapu kaydının iptali ile taşınmazların Hazine adına tescili ve davalıların elatmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, 2008 yılında taşınmazlara kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmış, dava dosyası ve kadastro tutanakları birleştirildikten sonra Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 131 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 2/B niteliği ile Hazine adına tesciline, 1989 yılından beri ...'in kullanımında olduğunun ve üzerinde bulunan evin ...'e ait olduğunun şerh düşülmesine, 133 ada 2 sayılı parselin ... (mirasçıları), 133 ada 3 nolu parselin ..., 133 ada 4 sayılı parselin ... adına tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından 133 ada 2, 3 ve 4 sayılı parsellerin öncesinin orman olduğu ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı gerekçesiyle; davalı ... tarafından 131 ada 6 sayılı parselin asliye hukuk mahkemesinden aktarılan davanın konusu olmadığı gerekçesiyle temyiz edilmiş, Mahkemece 16.01.2014 tarihli ek karar ile ... yönünden temyiz talebi süre yönünden reddedilmiş, davalı ... ek kararı da temyiz etmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.11.2016 tarihli ve 2016/4499 Esas, 2016/9892 Karar sayılı ilamıyla; "1) Davacı Hazinenin temyiz itirazları yönünden; Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/238 Esas sayılı dosyasına verilen dava dilekçesi, temyiz dilekçesi ve tüm dosya kapsamından, Hazinenin dava açtığı yerin, kadastro sırasında 129 ada 102 parsel numarasını alan P.VI numaralı 2/B parseli olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli P.VI numaralı 2/B parselinin batı sınırında bulunan 133 ada 2, 3 ve 4 sayılı parseller ile yine batı yönde kalan 131 ada 6 sayılı parsel hakkında, 2003/238 sayılı dosyada davalı olduklarından sözedilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle kadastro tespit tutanağı düzenlenmesi nedeniyle, dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. ve 30/2. maddeleri gereğince kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Uzman bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastro ve 2B haritalarının yöntemince uygulanmaları sonucunda, gerçekte bu taşınmazların hiçbirisinin orman ya da 2/B alanında kalmadığı, orman sınırları dışında kaldıkları anlaşılmaktadır, bu nedenlerle Hazinenin 133 ada 2, 3 ve 4 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı ...'in 131 ada 6 sayılı parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; Yukarıdaki bentte açıklandığı gibi, 131 ada 6 parsel asliye hukuk mahkemesinde Hazinenin açtığı davanın kapsamında değildir, nitekim bu durum davalı ...'in de kabulündedir. Davalı ..., Hazinenin dava konusu ettiği yerin 129 ada 102 sayılı parsel (P.VI numaralı 2/B sayılı parseli) sayılı taşınmaz olduğunu ve Çarşamba Kadastro Mahkemesinin 2013/64 sayılı dosyasında davalı bulunduğunu, kendilerinin de o dosyaya müdahil olduklarını bildirerek hükmü temyiz etmektedir. Dosya kapsamından; Çarşamba Kadastro Mahkemesinin 2013/64 sayılı dosyasının görevsizlik kararı ile Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesine aktarıldığı ve 2014/262 Esas numarasını aldığı anlaşılmaktadır. Kadastro hâkiminin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde, doğru ve düzenli sicil oluşturması kamu yararındandır. O halde, 133 ada 2, 3 ve 4 sayılı parsellerin kendisi değil, sınırdaki 2/B parselinin davalı olduğu, 131 ada 6 sayılı parselin ise başka dosyada davalı olduğu anlaşıldığına göre, 133 ada 2, 3 ve 4 sayılı parsellerin tutanaklarının olağan yollarla kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken, temyize konu dosyada davalı imiş gibi ve taraflar açısından kesin hüküm oluşturacak şekilde sicil oluşturulmuş olması; 131 ada 6 sayılı parsel yönünden ise davalı olduğu dosyanın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, gerektiğinde davaların birleştirilme hususunun düşünülmemiş olması doğru değildir. Bu nedenlerle, her ne kadar mahkemece davalı ...'in temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verilmiş ise de Dairenin 20.11.2014 günlü geri çevirme kararı üzerine yaptırılan araştırma sonucunda, davalı adına çıkan tebligatta imzası bulunan ...'in davalı ile bir ilgisinin olmadığı, böylece usulüne uygun yapılmış bir tebligattan sözedilemeyeceği anlaşılmakla; mahkemenin 16.01.2014 tarihli ek kararının kaldırılarak hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının kabulüne, asli müdahil ...'in davasının reddine, Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi (beldesi) 131 ada 6, 133 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar hakkında olağan usullerle kesinleştirmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderildiğinden bu taşınmazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi (beldesi) 129 ada 102 parsel sayılı taşınmazın önceki yüzölçümü ve vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine; "1-6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır." şerhinin düşülmesine karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.