Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4212 K.2025/1629

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4212 📋 K. 2025/1629 📅 27.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/4212 E.  ,  2025/1629 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1019 E., 2023/868 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/716 E., 2022/194 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
İzmir ili Beydağ ilçesi Erikli mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı ve 3.764.935,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına kayıtlıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilen 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunup dava dilekçesinde sınırları bildirilen dava konusu yerlerin, mazbut akar kütüğünde 2.cilt, 165. sayfa, 1. sırada mülkiyeti "... ... ... Vakfı" adına ve 2. Cilt, 165 sayfa, 5. sırada "Tasaryalı ... ... Bini ... vakfı" adına kayıtlı olduğunu, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 21. maddesi gereğince özel vakıf ormanları kurulabileceğinden çekişmeli yerlerin orman vasfı ile mazbut vakıfları adına tespit edilmesi gerekirken Hazine adına tespitlerinin hatalı olduğunu ileri sürerek ... ... ... Vakfı adına kayıtlı taşınmazın tamamının, Tasaryalı ... ... Bini ... Vakfı adına kayıtlı taşınmazın 2/B alanı dışında kalan kısmının 5737 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre mazbut vakıfları adına vakıf ormanı vasfı ile tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... İdaresi vekili ile Hazine vekili cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "uzman orman bilirkişisi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada, dava konusu A, B, C, D, E, F ve G harfleri ile gösterilen yerlerin, 1959 yılı basımı en eski tarihli memleket haritasında üzerinde yapraklı ağaç rumuzu bulunan yeşil renkli alanlar içerisinde kaldığının, 1955 yılı hava fotoğrafında üzerinde tam kapalılık ağaç formları bulunan koyu renkli orman alanı vasfında olduğunun, doğal arazi meyilinin % 12 den fazla olup toprak muhafaza karakteri taşıdığının belirlendiği, hava fotoğraflarının incelenmesinde, herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığının tespit edildiği, dava konusu yerlerin üzerinde halen yaşlı orman ağaçları (kestane, meşe) bulunduğu, eylemli halinin de orman vasfında olduğu, çevresindeki ormanın devamı niteliğinde olduğu" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; "teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve krokisinde A, B, C ve D harfi ile gösterilen ve davacı tarafın dayanağı Beydağ ilçesi, Erikli mahallesi, 2. cilt, 165 sayfa, 1. sırada ... ... ... Vakfı adına kayıtlı vakıf taşınmazı kapsamında kaldığı belirlenen taşınmaz bölümleri ile; krokide E, F ve G harfi ile gösterilen ve davacı tarafın dayanağı Beydağ ilçesi, Erikli mahallesi, 2. cilt, 165 sayfa, 5. sırada Tasaryalı ... ... Bini ... Vakfı adına kayıtlı vakıf taşınmazı kapsamında kaldığı belirlenen taşınmaz bölümlerinin, denetime elverişli, bilimsel ve teknik veriler içeren bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu ile, 1959 basımı en eski tarihli memleket haritasında üzerinde yapraklı ağaç rumuzu bulunan yeşil renkli alanda, 1955 uçuş tarihli hava fotoğrafında üzerinde tam kapalılıkta ağaç formları olan koyu renkli alanda (ağaç formlarının halen mevcut olan kestane ve meşe ağaçları olduğunun) kaldığının, amenajman haritasında Kscd1, d2 rumuzlu kestane ormanı alanında kaldıklarının, eğimlerinin % 30-50 arası olduğunun, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdıklarının, herhangi bir tarımsal faaliyete konu edilmediklerinin, üzerlerinde kestane ve meşe (orman ağaçları) bulunan eylemli orman olduklarının; çevresindeki Devlet ormanın devamı niteliğinde olup Devlet ormanı bütünlüğünü bozduklarının, 4785 sayılı Kanuna göre, devletleşen ormanlardan olup 4785 sayılı Kanun'un istisna maddelerine girmediklerinin, 5658 sayılı Kanuna göre, iadeye tabi ormanlardan olmadıklarının, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesinde tanımlanan orman sayılan yerlerden olduklarının tespit edilmesi karşısında, dava konusu edilen taşınmaz bölümlerinin Devlet ormanı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesinde ve ayrıca, harcı ikmal edilen dava değeri üzerinden hesaplanan tek nispi vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesi ile davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin tüm istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-5. maddesi uyarınca yapılıp kesinleşen kadastro çalışmalarında Devlet ormanı vasfı ile tespit ve tescil edilen taşınmazda davaya konu edilen kısımların vakıf ormanı olduğu gerekçesiyle; 5737 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre, bu kısımların tapusunun iptali ile vakıf ormanı vasfı ile mazbut vakıfları adına tescili istemine ilişkindir.
Taşınmazın bulunduğu yörede, 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 04.08.2015 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sırasında 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz Devlet ormanı vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, sonrasında 16.03.2017 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları sonucunda çekişmeli konusu yerler orman sınırları içerisinde bırakılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7531 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.