Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/7247 K.2025/1626

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/7247 📋 K. 2025/1626 📅 27.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/7247 E.  ,  2025/1626 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/1 E., 2022/1 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili ve katılma yoluyla davalı ... miraşçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesi ... köyü 106 ada 41 parsel sayılı ve 18.120,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı gerçek kişi adına tarla niteliği ile tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı Hazine, 18.01.2008 tarihinde genel mahkemede, dava konusu 106 ada 41 parsel sayılı taşınmazın öncesinin ve eylemli halinin orman sayılan yerlerden olduğu savıyla tapu iptali ve tescil davası açmış, dava tarihinden sonra yörede 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakılınca tapu iptali ve tescil talebi elde tutularak orman kadastrosuna itiraza dönüşen istem yönünden görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... Mahkemece dava konusu taşınmazın tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli olmadığı, çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğraflarına göre orman sayılmayan yerlerden olduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki, bozma ilamı sonrasında yapılan keşif sonucu alınan ziraat ve orman bilirkişi raporlarında, çekişmeli taşınmazın (B) ve (C) harfli bölümleri üzerinde 35-55 yaşlı normal kapalılıkta meşe ve çam ağacı bulunduğu belirtildiği halde, bozma ilamı öncesinde yapılan keşifler sonucu alınan raporlarda taşınmazın üzerinde dağınık halde, az bir kısmında orman ağaçlarının bulunduğu ifade edilmiş olup, bu durum karşısında Mahkemece, tespit tarihine en yakın tarihli hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapılarak taşınmaz üzerindeki orman ağaçlarının kadastro tespiti öncesinde mi yoksa tapu kaydı oluştuktan sonra mı oluştuğu, tespit tarihinden önce oluşmuş ise orman ağaçları olan bölümün eylemli orman olarak nitelendirilebilecek kapalılıkta olup olmadığı hususlarının araştırılması gerekirken, bu yönde bir inceleme yapılmamış olmasının doğru olmadığı, bu nedenle mahkemece, kadastro tespit tarihi olan 1994 tarihine en yakın memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile amenajman planı ve Hazine tarafından komşu parsellere ilişkin olarak benzer istemle açılan dava dosyaları, bulunamadığı takdirde karar örnekleri ve hükme esas alınan bilirkişi raporları ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra yöntemince orman araştırması yapılıp, çekişmeli taşınmazın üzerindeki orman ağaçlarının kadastro tespitinden önce oluştuğu ve eylemli orman sayılabilecek kapalılıkta olduğu anlaşıldığı takdirde, davanın kabulüne karar verilmesi..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...uzman bilirkişi heyeti tarafından tespit tarihine en yakın hava fotoğrafları ile memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın bilirkişisi raporuna ekli krokide (B) ile gösterilen kısmı üzerindeki orman ağaçlarının kadastro tespit tarihinden (1992 yılından) önce de var olduklarının tespit edildiği, (B) ile gösterilen bölümün içerisinde birkaç tane çok yaşlı (100 yaşın üzerinde) meşe ağacı, diğerleri üst tabakada nispeten seyrek ortalama 40-50 yaşlarında çam ve meşe ağaçları, alt tabakada daha genç fertlerin bulunduğu, bu haliyle %70'in üzerinde kapalılık oluşturacak şekilde kaplı olduğu, tarım arazisi olarak kullanılmadığı, %20 eğimli olduğunun tespit edildiği, tespit tarihinde ağaçlık kaplı alan olduğu anlaşıldığından özel yada tüzel kişilerce zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, (A) harfi ile gösterilen bölümün ise, eski bir tarla olduğu, keşif gününde üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyetin yapılmadığı, yabani otlar, çalı formunda ağaççıklar, dikenler bulunduğu, %10 eğimli olduğu, zilyetlikle iktisabının mümkün olduğunun belirlendiği ..." gerekçesiyle, (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın kabulüne, (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve katılma yoluyla davalı ... miraşçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenden davalılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.