Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3331 K.2025/1625

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/3331 📋 K. 2025/1625 📅 27.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/3331 E.  ,  2025/1625 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1067 E., 2022/114 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şebinkarahisar Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/35 E., 2021/22 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; duruşma istemi değerden reddedilmiş; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Giresun ili Alucra ilçesi Koman köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı 28.408.569,84 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, sonrasında Alucra Kadastro Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçen ve 04.02.2015 tarihinde kesinleşen, 2008/62 Esas, 2013/4 Karar sayılı kararı üzerine 11.05.2016 tarihinde 28.324.194,53 m² yüzölçümü ile orman vasfı ile tescil edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dava dilekçesinde sınırlarını bildirilen kısmının, kadimden beridir yayla yeri ve ekin ekilen köyün müşterek alanı ile otlakiye yeri olarak kullanıldığını, kadastro sırasında hatalı olarak orman niteliği ile Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın kaydının iptali ile yayla yeri, yayla evleri ve otlakiye vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmasını ve beyanlar hanesine ev sahipleri üzerine binaların muhdesat olarak belirtilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "yapılan keşif neticesi alınan 27.10.2020 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfiyle gösterilen kısmın Arduç köyü 106 ada 5 parsel nolu kamu orta malı adına kayıtlı mera parselinde, (C) harfiyle gösterilen kısmın ise Koman köyü 228 ada 1 nolu kamu orta malı adına kayıtlı yayla parselinde içerisinde kaldığının belirlendiği, davacının bu bölümlere yönelik hukuki yararının bulunmadığı" gerekçesiyle dava şartı yokluğundan bu kısımlara yönelik davanın usulden reddine, bu kısımların tespit gibi tesciline, çekişme konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan (A) ve (D) harfleriyle gösterilmiş alanların ise, orman bilirkişiler tarafından en eski tarihli memleket haritasına ve hava fotoğrafına göre yapılan değerlendirmeler, ziraat bilirkişilerin raporları ve dosyada bulunan diğer deliller değerlendirildiğinde söz konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle bu alanlara ilişkin davanın esastan reddine, bu kısımların da tespit gibi tesciline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, "uzman orman mühendisi bilirkişi tarafından en eski hava fotoğrafları ile memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli A ve D parselinin orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, orman sayılan taşınmazların beyanlar hanesine şerh verilmesinin hukuken mümkün olmadığından mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
170,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 444,60 TL nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.