Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1930 K.2025/1542
8. Hukuk Dairesi 2023/1930 E. , 2025/1542 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/14 E., 2022/40 K.
HÜKÜM : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Konya ili Doğanhisar ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 109 ada 93 parsel sayılı 1.700 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 109 ada 90, 91 ve 92 parsellere uygulanan vergi kaydı miktar fazlası olarak mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır.
Davacı ... dava dilekçesinde; taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın mera vasfı ile özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş; hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.01.2013 tarihli ve 2012/9583 Esas, 2013/77 Karar sayılı kararıyla; "İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek davacı tarafın dayandığı vergi kaydı ve 1997 tarihli senedin usulünce taşınmaza uygulanması, taşınmazın niteliğinin belirlenmesi için usulünce mera araştırması yapılması” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş; davalı Hazine tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.10.2013 tarihli ve 2013/10351 Esas, 2013/9457 Karar sayılı kararıyla; davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 109 ada 93 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 31.05.2018 tarihli ve 2018/2167 Esas, 2018/3675 Karar sayılı kararıyla; "İlk Derece Mahkemesince taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girildiği belirtilerek, 6360 sayılı Kanun uyarınca Konya İlinin mülki sınırlarının Büyükşehir Belediyesi sınırı olarak belirlendiği, Büyükşehir sınırlarındaki köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliklerinin sona erdiği dikkate alınarak Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığının da davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılarak sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş; davacı tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/3958 Esas, 2018/8405 Karar sayılı kararıyla; davacının karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 109 ada 93 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.03.2022 tarihli ve 2021/3249 Esas, 2022/1992 Karar sayılı kararıyla; "İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirmenin dosya kapsamına uygun bulunmadığı belirtilerek, davanın vergi kaydı miktar fazlasına ilişkin olduğu, davacı yanın dayandığı 1938 tarihli ve 2139 ile 2140 tahrir numaralı toplam 30 Ar miktarındaki vergi kaydı miktarları kadar dava dışı 109 ada 90 ve 91 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü ve vergi kaydının gayrisabit sınırlı olup miktarı ile geçerli olduğu, diğer taraftan, çekişmeli taşınmazın, kesinleşen 92 ve 94 mera parsellerinin ortasında olduğunun dosya kapsamıyla sabit olduğu, keşif mahallinde beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişi ifadelerine göre de, komşu 109 ada 94 parsel sayılı taşınmazın kadim mera olarak köylüler tarafından kullanıldığının beyan edildiği gibi çekişmeli taşınmaz ile mera parselleri arasında ayırıcı unsurunun bulunmadığı da bilirkişi raporuna ekli fotoğraflarda da görüldüğü, taşınmazın öncesinin mera olduğunun ve meraların ortasında kalan şahıs taşınmazının mera bütünlüğünü bozduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş; davacı tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Dairenin 29.09.2022 tarihli ve 2022/3926 Esas, 2022/7570 Karar sayılı kararıyla; davacının karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "bozma ilamında belirtilen" gerekçeyle davanın reddine, 109 ada 93 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I inci maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.